• Kstbü dış
  • Eziç
  • Lahmador
  • Sosyal güvenlik
  • Orange mall
  • Oşan Ltd
HABERLER
Yayınlanma : 26 Şubat 2026 11:36
Düzenleme : 26 Şubat 2026 11:43

BİRAZ OLSUN BAKANLIĞINIZI İLGİLENDİREN KONULARA BAKSANIZ NASIL OLUR??

BİRAZ OLSUN BAKANLIĞINIZI İLGİLENDİREN KONULARA BAKSANIZ NASIL OLUR??

Güzelyurt–Lefkoşa ana güzergâhında haftalardır büyüyen yol deformasyonları, sürücüler için ciddi güvenlik riski yaratmaya devam ediyor. Çökme, yarılma ve yamaların yeniden dağılması gibi sorunlar yalnızca bu hatla sınırlı değil; başkent çevresindeki birçok ana arterde benzer bozulmalar gözleniyor. Günlük trafik yoğunluğu yüksek olan bu yollarda, uyarı ve yönlendirme önlemlerinin dahi yetersiz kalması, kazaya davetiye çıkaran bir tabloyu kalıcı hale getiriyor.

Lefon

Sorumluluğu Ulaştırma Bakanlığı uhdesindeki Karayolları Dairesi’nde olan bakım ve onarım faaliyetlerinin sahadaki görünürlüğü ise tartışma konusu. Vatandaşın beklentisi, planlı bakım takvimi, hızlı müdahale ekipleri ve kalıcı çözümlerken; görülen, geciken müdahaleler ve kısa ömürlü yama çalışmaları. Aynı noktada defalarca yapılan yüzeysel onarımlar, kamu kaynağının etkin kullanılmadığı yönündeki eleştirileri güçlendiriyor.

Bu tablo, “Bir sonraki özelleştirme Karayolları Dairesi mi?” sorusunu da beraberinde getiriyor. Kamuda hizmet üretme kapasitesinin zayıflatıldığı, ardından “verimsizlik” gerekçesiyle özelleştirme seçeneğinin gündeme taşındığı iddiaları, altyapı gibi stratejik bir alanda kaygıları büyütüyor. Yol ağının bakım ve işletmesinin kamusal sorumluluk olduğu gerçeği karşısında, mevcut performansın düşüklüğü yalnızca teknik değil, yönetsel bir sorun olarak öne çıkıyor.

Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı’nın ulaştırma alanındaki önceliklerinin yatırım ve saha performansından ziyade ihale süreçleri ve buna bağlı idari başlıklarda yoğunlaştığı yönündeki eleştiriler de artıyor. Sektör temsilcileri, yol güvenliği ve sürdürülebilir bakım programlarının ikinci planda kaldığını, karar alma süreçlerinin şeffaflık ve hesap verebilirlik açısından tatmin edici olmadığını dile getiriyor. Bakanlık ise bütçe kısıtları ve prosedürel gecikmeleri gerekçe gösteriyor.

Ancak altyapıda “gecikme”nin maliyeti, araç hasarı ve can güvenliği riski olarak doğrudan yurttaşa yansıyor. Yol standardı düştükçe, lojistik maliyetler artıyor; bölgesel erişilebilirlik zayıflıyor; ekonomik faaliyetler sekteye uğruyor. Bu nedenle mesele, yalnızca asfalt kalitesi değil, kamu yönetiminin önceliklendirme ve icra kapasitesi meselesi haline geliyor.

Agritech market

Gelinen noktada ihtiyaç duyulan, reaktif yamalar değil; veri temelli varlık yönetimi, periyodik bakım programı ve performans ölçütlerine dayalı hesap verebilirliktir. Karayolları Dairesi’nin kurumsal kapasitesi güçlendirilmeden, saha ekipleri etkinleştirilmeden ve kaynak kullanımı şeffaflaştırılmadan, Güzelyurt yolundaki çatlaklar yalnızca zeminde değil, yönetişimde de derinleşmeye devam edecektir.