CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, ülkede ağır suçların niteliğinde ciddi artış yaşandığını belirterek, adam öldürmeye teşebbüs, ağır yaralama, vahim darp, silah ve uyuşturucu suçlarındaki artışa dikkat çekti. İncirli, güvenlik politikalarının suç işlenmeden önce riskleri belirleyecek şekilde yeniden yapılandırılması gerektiğini söyledi.
“Suçların niteliğinde ciddi artış var”
CTP, toplumda son dönemde artan güvenlik sorunlarını ele almak amacıyla Cumhuriyet Meclisi’nde “Toplum Güvenliği Eylem Planı” başlıklı basın toplantısı düzenledi.
Toplantıda konuşan CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, güvenlik konusunun yalnızca adli değil, aynı zamanda siyasi bir mesele olduğunu belirtti. Toplam suç sayısındaki düşüşün toplumun daha güvenli olduğu anlamına gelmediğini ifade eden İncirli, suçların niteliği ve toplumda yarattığı tedirginliğin dikkate alınması gerektiğini söyledi.
İncirli, ülkede yılda yaklaşık 54 bin dava süreci bulunduğunu, bunların yaklaşık 47 bininin trafik suçlarından oluştuğunu belirtti. Adli suçların sayısının ise yaklaşık 5 bin 700 olduğunu ifade eden İncirli, özellikle ağır suçlarda ciddi artış yaşandığını kaydetti.
Ağır suçlarda dikkat çeken artış
İncirli, 2023 yılında 8 olan adam öldürmeye teşebbüs dosyalarının 2025’te 14’e yükseldiğini açıkladı. Ağır yaralama ve vahim darp dosyalarının ise aynı dönemde 63’ten 113’e çıktığını belirtti.
Silah bulundurma suçlarında da yaklaşık iki kat artış yaşandığını söyleyen İncirli, cinsel istismar suçlarında da yükseliş görüldüğünü ifade etti. Verilerin vaka değil, dosyalama sayısı olduğunu vurgulayan İncirli, rakamların suçlardaki değişimin yalnızca “buzdağının görünen kısmını” ortaya koyduğunu söyledi.
“En çarpıcı artış uyuşturucuda”
Uyuşturucu suçlarında da belirgin artış yaşandığını belirten İncirli, uyuşturucuyla ilgili dava sayısının 364’ten 500’e yükseldiğini açıkladı. Sahtecilik suçlarında ve suça itilen çocukların işlediği suçlarda da artış yaşandığını söyledi.
Cezaevindeki kişilerin yaklaşık yüzde 30’unun KKTC vatandaşı olduğunu belirten İncirli, bu verilerin yabancı düşmanlığı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. Sorunun kayıt dışılık ve muhaceret sistemindeki eksikliklerle birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti.
“Ülkeye kim gelir, kim gider bilinmeli”
Güvenlik sorunlarının çözümü için nüfus ve muhaceret sistemindeki eksikliklerin giderilmesi gerektiğini belirten İncirli, ülkeye kimlerin geldiğinin, kimlerin ayrıldığının ve ülkede kimlerin yaşadığının bilinmesi gerektiğini söyledi.
Nüfusun uzun süredir tahminler üzerinden yürütüldüğünü savunan İncirli, kayıt dışılığın da tespit edilebileceği kapsamlı bir sistem kurulması gerektiğini kaydetti.
“Riskler önceden belirlenmeli”
İncirli, toplum güvenliğinin yalnızca suç sonrasında müdahaleyle sağlanamayacağını belirterek, suç işlenmeden önce risklerin tespit edilmesi gerektiğini söyledi.
Bu kapsamda dijital devlet altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden İncirli, ilk adımlardan birinin kapsamlı bir nüfus sayımı olması gerektiğini kaydetti.
Mekânsal Adres Kayıt Sistemi’nin (MAKS) önemli bir proje olduğunu belirten İncirli, ancak sistemin kayıt dışı kişileri de tespit edebilecek şekilde geliştirilmesi gerektiğini söyledi. İncirli, hedeflerinin nüfusun düzenli ve güvenilir biçimde takip edilebildiği çağdaş bir dijital devlet sistemi oluşturmak olduğunu belirtti.













