Cumhurbaşkanı Erhürman, TDT Devlet Başkanları Konseyi Gayriresmî Zirvesi’nde konuştu.
“Kıbrıs Türk tarafının ortaya koymuş olduğu tüm yapıcı çaba ve samimi çözüm iradesine rağmen, hala izolasyona maruz bırakılması kabul edilebilir değildir”
“Bizim için diplomasi, diyalog, adada ve Doğu Akdeniz’de kalıcı istikrar, iş birliği, çözüm ve barış arayışı esastır”
“Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında çok daha güçlü iş birlikleri kurulabileceğine inanıyor ve ilişkilerimizin her alanda daha da güçlendirilmesini arzu ediyoruz”
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet Başkanları Konseyi Gayriresmî Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, Kıbrıs Türk halkının çözüm iradesini koruduğunu ve Türkiye ile birlikte çözüm arayışlarına devam ettiğini vurguladı.
“Kıbrıs Türk halkı, insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü gibi evrensel değerleri özümsemiş bir halk olarak, adada adil ve kalıcı bir çözüme ulaşılmasına yönelik çözüm ve uzlaşı iradesini her dönemde açık bir biçimde ortaya koymuştur.” diyen Erhürman, Kıbrıs Türk tarafının ortaya koyduğu tüm yapıcı çaba ve samimi çözüm iradesine rağmen, hala izolasyona maruz bırakılmasının kabul edilebilir olmadığını kaydetti.
“Bizim için diplomasi, diyalog, adada ve Doğu Akdeniz’de kalıcı istikrar, iş birliği, çözüm ve barış arayışı esastır.” diye konuşan Erhürman, Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında çok daha güçlü iş birlikleri kurulabileceğine inanç belirtti. Erhürman, “İlişkilerimizin her alanda daha da güçlendirilmesini arzu ediyoruz.” dedi.
Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, TDT Devlet Başkanları Konseyi Gayriresmî Zirvesi’ne katılan Erhürman, “Yapay Zekâ ve Dijital Kalkınma” temasıyla düzenlenen zirvede konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, zirve öncesi diğer devlet başkanlarıyla birlikte Azret Sultan Müzesi'ni gezdi, ardından Hoca Ahmet Yesevi türbesini ziyaret etti.
Liderler, Türk Devletleri Gayriresmi Zirvesi'nin yapıldığı alanda düzenlenen karşılama töreninin ardından aile fotoğrafı çekimine katıldı, daha sonra Türk Medeniyet Merkezi kapsülünün yerleştirilmesi töreni ve GovTech dijital çözümleri sunumu etkinliğinde yer aldı.
Erhürman'ı zirve öncesi Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev karşıladı.
Zirveye, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov ve Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ile TDT Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev katıldı. Zirvede ayrıca, Aksakallar Konseyi ile Türk İşbirliği Teşkilatları da yer aldı.
Erhürman: “KKTC olarak Türk Devletleri Teşkilatı’nın bir parçası olmaktan büyük gurur duyuyoruz”
Zirvede konuşan Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, “Türk dünyasının manevi başkenti Türkistan’da sizlerle bir araya gelmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum.” diyerek, zirveye ev sahipliği yapan kardeş Kazakistan Cumhuriyeti’ne ve Cumhurbaşkanı Tokayev’e teşekkürlerini sundu.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak Türk Devletleri Teşkilatı’nın bir parçası olmaktan büyük bir gurur duyduklarını belirten Erhürman, “2022 yılında Semerkant Zirvesi’nde Teşkilat bünyesine gözlemci üye olarak kabul edilmemiz, Kıbrıs Türk halkı açısından önemli bir dönüm noktası olmuştur.” dedi.
KKTC’nin Türk Devletleri Teşkilatı bünyesine katılımına destek veren tüm kardeş devletlere teşekkür eden Erhürman, “Bu birliktelik, yalnızca diplomatik bir destek değil, aynı zamanda Kıbrıs Türk halkının yalnız olmadığını gösteren güçlü bir dayanışma mesajıdır. Hoca Ahmet Yesevi’den mülhem söylersek, hepimizin bildiği gibi, birlik olan yerde dirlik vardır.” diye konuştu.
“Yapay Zeka ve Dijital Kalkınma” teması altında gerçekleştirilen istişarelerin, yalnızca teknolojik dönüşümün değil, aynı zamanda ortak geleceğin de şekillenmesi açısından büyük önem taşıdığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erhürman, Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında çok daha güçlü iş birlikleri kurulabileceğine inanç belirterek, “İlişkilerimizin her alanda daha da güçlendirilmesini arzu ediyoruz.” dedi.
“KKTC, önemli bir merkez olma potansiyeline sahiptir”
KKTC’nin, genç ve dinamik nüfusu, yükseköğretim kapasitesi ve stratejik coğrafi konumuyla bu birlikteliğin Doğu Akdeniz ile buluşmasını sağlayabilecek önemli bir merkez olma potansiyeline sahip olduğunun altını çizen Erhürman, şöyle konuştu:
“Bilindiği üzere, turizmle birlikte yükseköğretim, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin can damarlarıdır. Biz, yükseköğretimi yalnızca ekonomik katkı sağlayan bir sektör olarak görmüyoruz. Yükseköğretim aynı zamanda, dünyayla kurduğumuz en güçlü köprülerden biri olarak, Kıbrıs Türk halkının uluslararası toplumla bütünleşmesini, farklı halklar ve kültürlerle etkileşimini sağlayan itici kuvvetlerden biridir.
Bugün ülkemizde, toplam 23 aktif üniversite faaliyet göstermektedir. Bu üniversitelerde toplam 19 Mühendislik Fakültesi, biri Türkiye’nin en önemli üniversitelerinden olan Orta Doğu Teknik Üniversitesi, diğeri KKTC’nin en köklü üniversitesi olan Doğu Akdeniz Üniversitesi bünyesinde olmak üzere Teknoparklar yer almakta; bilimsel üretim, teknoloji geliştirme ve insan kaynağı yetiştirme açısından önemli bir kapasite ortaya konulmaktadır.”
KKTC’deki üniversitelerde, dünyanın dört bir yanından, 100’ün üzerinde farklı devletten gelen yaklaşık 40 bin uluslararası öğrencinin eğitim gördüğünü, bu öğrencilerin sadece akademik bilgi edinmediğini, aynı zamanda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kültürel çeşitliliğine, sosyal yaşamına ve uluslararası görünürlüğüne de büyük katkı sağladığını ifade eden Erhürman, “Türk Devletleri Teşkilatı üyesi ve gözlemci ülkelerden gelen uluslararası öğrencilerin sayısının her geçen gün artmasını da ayrıca son derece kıymetli görüyoruz.” dedi. Erhürman, Türkiye’den gelen öğrencilerin yanında, Kazakistan’dan 829, Azerbaycan’dan 466, Kırgızistan’dan 259, Özbekistan’dan 152 öğrencinin halihazırda KKTC’de eğitim gördüğünü belirtti.
“Üniversitelerimiz arasındaki akademik iş birliklerini, öğrenci değişim programlarını, ortak araştırma projelerini ve teknoloji odaklı girişimleri daha da ileri taşımakta kararlıyız”
“Sizlerin de desteğiyle, bundan sonraki süreçte üniversitelerimiz arasındaki akademik iş birliklerini, öğrenci değişim programlarını, ortak araştırma projelerini ve teknoloji odaklı girişimleri daha da ileri taşımakta kararlıyız.” ifadelerini kullanan Erhürman, gençleri ortak teknoloji programlarında, araştırma merkezlerinde, inovasyon platformlarında ve yapay zeka projelerinde buluşturmanın, birlikteliklerini çok daha güçlü bir şekilde geleceğe taşıyacağını kaydetti.
“Kıbrıs Türk halkı, uzun yıllardır haksız bir izolasyona maruz bırakılmaktadır”
Kıbrıs Türk halkının, uzun yıllardır haksız bir izolasyona maruz bırakıldığına dikkat çeken Erhürman, şu ifadeleri kullandı:
“Bilim, spor, kültür, ekonomi, ticaret, ulaşım ve uluslararası temaslar dahil hayatın tüm alanlarında karşı karşıya kaldığımız kısıtlamalar, bir halkın bir bütün olarak temel insan haklarının sınırlandırılması anlamına gelmektedir. Oysa Kıbrıs Türk halkı, insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü gibi evrensel değerleri özümsemiş bir halk olarak, adada adil ve kalıcı bir çözüme ulaşılmasına yönelik çözüm ve uzlaşı iradesini her dönemde açık bir biçimde ortaya koymuştur.”
2004 yılında her iki tarafta ve eşzamanlı olarak düzenlenen Annan Planı referandumlarında, Kıbrıs Türk halkının çözümden yana sergilediği güçlü iradenin, uygulanan izolasyon ve kısıtlamaların hiçbir meşru gerekçesinin olmadığını en açık biçimde gösterdiğini dile getiren Erhürman, bu durumun, o dönem Avrupa Birliği, Avrupa Konseyi ve BM Genel Sekreteri tarafından yapılan açıklamalarda kayda geçirildiğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Erhürman konuşmasına şöyle devam etti:
“BM Genel Sekreteri Kofi Annan, 28 Mayıs 2004 tarihli Güvenlik Konseyi’ne sunduğu raporunda, referandum sonuçlarına ilişkin görüşlerini şu şekilde ifade etmiştir:
‘Kıbrıslı Türklerin oyu, onlara baskı uygulamak ve onları izole etmek için herhangi bir gerekçe kalmadığını ortaya koymuştur. Konsey üyelerinin, Kıbrıslı Türkleri izole eden ve onların kalkınmasını engelleyen gereksiz kısıtlamaları ve engelleri ortadan kaldırmak için, tüm devletlere ikili ve uluslararası kuruluşlar düzeyinde iş birliği yapma konusunda güçlü bir öncülük yapmasını umuyorum.’
Avrupa Birliği Dışişleri Bakanları Konseyi, 26 Nisan 2004 tarihli kararında, ‘Konsey, Kıbrıslı Türklerin izolasyonuna son vermeye kararlıdır.’ diyerek, AB Komisyonu’na gerekli yasal mevzuatı hazırlaması için çağrıda bulunmuştur.
Bunu, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nin 29 Nisan 2004 tarihli 1376 sayılı kararı izlemiştir: ‘Uluslararası toplum, özellikle de Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliği, Kıbrıslı Türklerin çoğunluğunun dışarıya daha fazla açılması yönündeki sarih isteğini görmezden gelemez veya bu isteğe sırt çeviremez; aksine, bunu teşvik etmek için hızlı ve uygun adımlar atmalıdır. Kıbrıslı Türklerin uluslararası izolasyonu sona ermelidir.’
Nitekim bu süreç sonrasında Kıbrıs Türk tarafı, önce 2005 yılında İslam İşbirliği Teşkilatı’nda, bilahare 2012 yılında Ekonomik İşbirliği Teşkilatı’nda gözlemci üye statüsü kazanmıştır. Bugün Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde sahip olduğumuz gözlemci üyelik de aynı meşru zeminin doğal bir devamıdır.”
Benzer şekilde, 2017 yılında Crans-Montana’da gerçekleştirilen müzakerelerde de Kıbrıs Türk tarafı ve Türkiye’nin çözüm yönünde güçlü bir irade ortaya koyduğunu belirten Erhürman, “Bu gerçek uluslararası toplum tarafından da çok iyi bilinmektedir. Dolayısıyla, bugün Kıbrıs Türk tarafının ortaya koymuş olduğu tüm yapıcı çaba ve samimi çözüm iradesine rağmen, hala daha izolasyona maruz bırakılması kabul edilebilir değildir.” dedi.
“Bizim için diplomasi, diyalog, adada ve Doğu Akdeniz’de kalıcı istikrar, iş birliği, çözüm ve barış arayışı esastır”
Bu bağlamda, dost ve kardeş ülkelerin bahse konu meşru zemin üzerinden Kıbrıs Türk halkıyla gösterdiği dayanışmanın, kardeşlik bağlarının bir gereği olmanın yanı sıra, Kıbrıs’ta adil ve kalıcı bir çözüm bulunması yönündeki çabalara da önemli bir katkı koyacağını vurgulayan Erhürman, “Kıbrıs Türk halkı çözüm iradesini korumakta ve garantör ülke Türkiye ile birlikte çözüm arayışlarına devam etmektedir. Bizim için diplomasi, diyalog, adada ve Doğu Akdeniz’de kalıcı istikrar, iş birliği, çözüm ve barış arayışı esastır.” diye konuştu.
“İlişkilerimizin her alanda daha da güçlendirilmesini arzu ediyoruz”
Tüm bu aşamalarda, Türk Devletleri Teşkilatı’nın desteğinin kendileri için büyük önem taşıdığını kaydeden Erhürman, şöyle devam etti:
“Daha önce de belirttiğim gibi, dost ve kardeş ülkelerin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile bilimsel, sportif, kültürel, ekonomik, akademik, teknolojik ve benzeri alanlarda dayanışma ve iş birliği içerisinde bulunmasının, Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve Avrupa Konseyi gibi uluslararası kuruluşların karar ve beyanlarıyla desteklenen çok güçlü ve meşru bir zemini vardır.
Bu bağlamda bizler, Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında çok daha güçlü iş birlikleri kurulabileceğine inanıyor ve ilişkilerimizin her alanda daha da güçlendirilmesini arzu ediyoruz.”
KKTC’nin yer aldığı Doğu Akdeniz bölgesinin, farklı halkları, kültürleri ve medeniyetleri buluşturan stratejik bir ortak yaşam havzası olduğunu ifade eden Erhürman, “Bizler, bu bölgenin gerilimin ve dışlayıcı politikaların değil, iş birliğinin, karşılıklı saygının, ortak refahın, kalıcı istikrarın ve barışın coğrafyası olması gerektiğine inanıyoruz.” dedi.
“Kapsayıcı iş birlikleri, yalnızca Kıbrıs adasına değil, tüm Doğu Akdeniz’e istikrar ve refah kazandıracaktır”
Enerjiden ticarete, ulaştırmadan dijital bağlantısallığa, yükseköğretimden turizme kadar birçok alanda geliştirilecek kapsayıcı iş birliklerinin, yalnızca Kıbrıs adasına değil, tüm Doğu Akdeniz’e istikrar ve refah kazandıracağını vurgulayan Erhürman, şunları kaydetti:
“Bu anlayışla, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak Türk Devletleri Teşkilatı’nın çalışmalarına aktif katkı sunmaya, dost ve kardeş ülkelerle Doğu Akdeniz arasında köprü oluşturmaya, teknolojik dönüşüm vizyonuna, iş birliğine ve ortak geleceğimize her türlü katkıyı koymaya hazırız.”
“Kardeş halklarımızın ortak geleceğinin barış, refah ve iş birliği temelinde yükselmesini diliyorum”
Konuşmasının sonunda, misafirperverlikleri için Cumhurbaşkanı Tokayev ve Kazakistan halkına bir kez daha teşekkürlerini sunan Erhürman, “Bu anlamlı zirvenin birlik ve dayanışmamızı daha da güçlendirmesini temenni ediyor; kardeş halklarımızın ortak geleceğinin barış, refah ve iş birliği temelinde yükselmesini diliyorum. Sizleri ve sizlerin aracılığıyla, dost ve kardeş Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan halklarını sevgi, saygı ve kardeşlik duygularıyla selamlıyorum.” ifadelerini kullandı.










