• Kstbü dış
  • Eziç
  • Lahmador
  • Sosyal güvenlik
  • Orange mall
  • Lefkoşa Türk belediyesi
  • Hediyem su
  • Oşan Ltd
HABERLER
Yayınlanma : 09 Ağustos 2026 11:58
Düzenleme : 09 Ağustos 2026 12:02

Holguín: Yeni 5+1 toplantısı için liderlerin somut ilerleme göstermesi gerekiyor

Holguín: Yeni 5+1 toplantısı için liderlerin somut ilerleme göstermesi gerekiyor

BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi María Ángela Holguín, Kıbrıs müzakerelerinde yeni bir 5+1 toplantısının başarısızlıkla sonuçlanma riskinin göze alınamayacağını belirterek, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile Kıbrıslı Rum Lider Nikos Hristodulidis’in önümüzdeki dönemde düzenli temas kurarak somut ilerleme sağlaması gerektiğini söyledi.

Lefon

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi María Ángela Holguín, Kıbrıs sorununda gelinen son aşamaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Politis gazetesinden Stefanos Evripidou’ya konuşan Holguín, BM Genel Sekreteri António Guterres’in Kıbrıs ziyareti sonrasında ortaya çıkan tabloyu, yeni bir 5+1 toplantısının koşullarını, geçmişteki müzakere yakınlaşmalarının nasıl ele alınacağını ve iki liderden beklenen adımları değerlendirdi.

Holguín, sürecin geleceğinin büyük ölçüde Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile Kıbrıslı Rum Lider Nikos Hristodulidis’in atacağı adımlara bağlı olduğunu söyledi.

Guterres’in ziyareti sonuçsuz kalmadı

Guterres’in Kıbrıs ziyaretinin somut bir sonuç üretmediği yönündeki değerlendirmelere katılmadığını belirten Holguín, yaklaşık 10 yıl sonra ilk kez iki liderin BM Genel Sekreteri ile Kıbrıs sorununun esas başlıklarını, müzakere metodolojisini ve güven yaratıcı önlemleri görüştüğünü kaydetti.

Ziyaretin kısa vadede manşetlere çıkacak bir anlaşma ortaya koymaktan ziyade, üç temel alanda ilerleme sağlanması konusunda ortak bir anlayış oluşturduğunu belirten Holguín, bunun müzakerelerin yeniden başlaması açısından önemli bir adım olduğunu ifade etti.

Holguín, iki tarafın uygun bir ortam yaratacak somut adımlar atması halinde birçok konunun ilerletilebileceğini belirterek, sürecin liderlerin eylemlerine bağlı olduğunu vurguladı.

Yeni 5+1 için üç başlık öne çıkıyor

Yeni bir 5+1 toplantısının yapılabilmesi için öncelikle Erhürman ve Hristodulidis’in düzenli ve doğrudan görüşmeleri gerektiğini belirten Holguín, hazırlıkların üç başlık üzerinde yürütülmesi gerektiğini söyledi.

Bunlar; güven yaratıcı önlemler, Kıbrıs sorununun esas konuları ve müzakere metodolojisi olarak sıralandı.

Güven yaratıcı önlemlerin ilerleme açısından önemli olduğunu belirten Holguín, ancak bu adımların esas müzakere başlıklarının veya metodolojinin yerini alamayacağını ifade etti.

“Başarısız olacak bir 5+1’e gitmeyeceğiz”

Guterres’in yeni bir genişletilmiş toplantı yapılması konusunda tarafların onayını aldığını belirten Holguín, bunun toplantının otomatik olarak gerçekleşeceği anlamına gelmediğini söyledi.

BM’nin önceki toplantının başarısızlığını tekrarlayacak bir 5+1 toplantısı düzenlemek istemediğini belirten Holguín, yeni bir başarısızlığın Kıbrıs sorunundaki sürece ciddi zarar verebileceği uyarısında bulundu.

Bu nedenle liderlerin önümüzdeki aylarda yalnızca görüşme gerçekleştirmesinin değil, somut sonuç ortaya koymasının beklendiğini kaydetti.

BM geçmişteki yakınlaşmaları tek belgede topluyor

Holguín, BM’nin geçmiş müzakere süreçlerinde taraflar arasında sağlanan yakınlaşmaları belgeleyen kapsamlı bir çalışma yürüttüğünü de açıkladı.

Birkaç aydır devam eden çalışmanın BM arşivlerindeki kayıtları kapsadığını belirten Holguín, belgenin Crans-Montana sürecine kadar uzanan yakınlaşmaları içereceğini söyledi.

Hazırlanan belgenin kendisine ait yeni bir çözüm planı olmadığını vurgulayan Holguín, amacın geçmişte tarafların üzerinde uzlaştığı noktaları doğru şekilde kayıt altına almak olduğunu ifade etti.

“Yakınlaşmalar bir menü değil”

Geçmişte elde edilen yakınlaşmaların tarafların istedikleri maddeleri seçebilecekleri bir “menü” olmadığını belirten Holguín, farklı başlıkların birbirleriyle bağlantılı olduğunu söyledi.

Yönetim ve güç paylaşımı, güvenlik ve garantiler, toprak ve mülkiyet gibi konuların birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Holguín, herhangi bir unsurun genel dengeden koparılması halinde geçmişte oluşturulan uzlaşının zarar görebileceği uyarısında bulundu.

Bu nedenle belgenin iki tarafın müzakerecileriyle birlikte ele alınacağını kaydetti.

“Statükonun uzamasının bir maliyeti var”

Kıbrıs’ın Doğu Akdeniz, Körfez ve Orta Doğu'daki gelişmelerden bağımsız düşünülemeyeceğini belirten Holguín, bölgedeki güvenlik ortamının hızla değiştiğine dikkat çekti.

Çözülmemiş Kıbrıs sorununun bölgesel gelişmelerden izole bir mesele olmadığını ifade eden Holguín, enerji rekabeti, güvenlik gerilimleri ve değişen ittifakların adayı doğrudan etkileyebileceğini söyledi.

Statükonun devam etmesinin de bir maliyeti bulunduğunu belirten Holguín, tarafların daha sakin bir ortamın oluşmasını beklemek yerine mevcut fırsatı değerlendirmesi gerektiğini kaydetti.

Türkiye-AB ilişkileri sürece katkı sağlayabilir

Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerde yaşanacak olumlu gelişmelerin Kıbrıs sorununa da katkı sağlayabileceğini belirten Holguín, BM’nin bu sürece doğrudan müdahil olmayacağını söyledi.

Söz konusu sürecin Avrupa Komisyonu ve Türkiye tarafından yürütüleceğini ifade eden Holguín, AB’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Raffaele Fitto’nun görevlendirilmesini olumlu karşıladığını belirtti.

“Kıbrıs’ta süreci gizlilik içinde yürütmek neredeyse imkânsız”

Kıbrıs’taki siyasi açıklamalar ve basına yansıyan bilgiler konusunda da değerlendirmelerde bulunan Holguín, müzakerelere yönelik hazırlıkların belirli ölçüde gizlilik gerektirdiğini söyledi.

Kolombiya’daki barış görüşmelerinin uzun süre gizli yürütüldüğünü hatırlatan Holguín, Kıbrıs’ta benzer bir yöntemin uygulanmasının çok zor olduğunu ifade etti.

Doğrulanmamış iddiaların kamuoyunun sürece yönelik güvenini zedeleyebileceğini belirten Holguín, kamuoyuna yönelik siyasi açıklamaların her zaman kapalı kapılar ardındaki görüşmelerin tamamını yansıtmadığına dikkat çekti.

Ayrıca taraflara sunduğu veya hazırladığı herhangi bir çözüm belgesi bulunmadığını yineledi.

2004 referandumundan çıkarılması gereken ders

Toplumların sürece dahil edilmesinin zorunlu olduğunu belirten Holguín, 2004 referandumunun önemli derslerinden birinin halkın doğru ve şeffaf biçimde bilgilendirilmesi olduğunu söyledi.

Olası bir çözümün yeniden referanduma sunulacağını hatırlatan Holguín, her iki toplumun da kendilerini ilgilendiren düzenlemeleri ve bunların günlük yaşamlarına etkilerini açık biçimde bilme hakkına sahip olduğunu belirtti.

Toplumun sürece daha fazla katılmasının müzakereleri zayıflatmayacağını, aksine çözüm sürecinin sürdürülebilirliği açısından önemli olduğunu ifade etti.

“Sadece görüş alışverişi yeterli değil”

Holguín, liderlerden beklenen ilk adımın sürekli ve doğrudan temas olduğunu söyledi.

Ancak yalnızca toplantıların yapılmasının yeterli olmayacağını belirten Holguín, iki liderin ilerleme iradesini gösterecek görünür ve somut adımlar atması gerektiğini kaydetti.

Önümüzdeki aylarda ortaya konulacak somut adımların uzun süredir tıkanmış bazı konuların yeniden ele alınmasının önünü açabileceğini belirtti.

“Bu fırsatın yeniden doğacağını varsaymayın”

Mevcut diplomatik ortamın kolay oluşmadığını vurgulayan Holguín, BM Genel Sekreteri’nin sürece kişisel olarak yatırım yaptığını, garantör ülkeler ile Avrupa Birliği arasında da belirli bir uyum oluştuğunu söyledi.

Bu unsurların aynı anda bir araya gelmesinin sık yaşanmadığını belirten Holguín, taraflara mevcut fırsatı değerlendirme çağrısı yaptı.

Agritech market

Holguín, sürecin kaybedilmesi halinde benzer bir diplomatik ortamın kısa sürede yeniden oluşacağının varsayılmaması gerektiğini ifade etti.