KKTC’de yıllardır süren kimlikle giriş uygulaması, artık yönetilemez bir güvenlik zafiyeti haline geldi. Tanınmayan bir ülke olmamızın getirdiği diplomatik ve sistemsel sorunlara ek olarak, denetimsiz şekilde verilen 45 ve 90 günlük turist izinleri, kötü niyetli kişilerin ülkeye kontrolsüz şekilde giriş yapmasına zemin hazırlıyor. Bugün gelinen noktada, kimin ne amaçla ülkeye girdiği, ülkeden çıkıp çıkmadığı ve hangi faaliyetlerde bulunduğu net olarak takip edilemiyor.
Son yıllarda yaşanan tetikçi saldırıları, uyuşturucu trafiği, gasp ve hırsızlık olaylarının büyük bir kısmında, turist izniyle giriş yapan veya ülkede izinsiz kalan kişilerin rol aldığı görülüyor. Kolluk kuvvetleri tarafından yapılan operasyonlar bu tabloyu açıkça ortaya koysa da, sistematik denetim eksikliği nedeniyle suçluların ülkeye sızması engellenemiyor. Bu durum, ada genelinde toplum güvenliği açısından kritik bir tehdit oluşturuyor.
Asıl sorunlardan biri ise KKTC’de gerçek nüfusun bilinmemesi. Devletin elinde, ülkede fiilen kaç kişinin yaşadığına dair güvenilir ve güncel bir veri bulunmuyor. Kimlikle giriş yapanların bir kısmı kayıt sistemine hiç düşmüyor, bir kısmı ise izin süreleri dolmasına rağmen ülkeden çıkmadığı halde takibe alınmıyor. Bu belirsizlik, kamu düzeni için büyük bir risk yaratırken, devlet mekanizmasını adeta “gözleri bağlı” hale getiriyor.
Muhaceret sistemi doğrudan İçişleri Bakanlığı’na bağlı olmasına rağmen, mevcut tablo yıllardır köklü bir reform yapılmadığını ortaya koyuyor. Turist izni adı altında verilen kolay giriş izinlerinin kötüye kullanılmasına rağmen, sistem hâlâ aynı şekilde işlemeye devam ediyor. Uzmanlar, daha sıkı denetimlerin, dijital takip sistemlerinin ve giriş-çıkış kontrolünün acilen yenilenmesi gerektiğini belirtiyor.
Kolluk kuvvetleri ise adeta tek başına bırakılmış durumda. Polis, elindeki sınırlı imkânlarla ülkeye yasa dışı giriş yapan, izinsiz kalan veya suç faaliyetlerine karışan kişileri tespit etmeye çalışıyor ancak mevcut muhaceret yapısı nedeniyle önleyici güvenlik politikaları yetersiz kalıyor. Polis operasyonları suçun sonuçlarını yakalasa da, sistemdeki açıklar suçun nedeni olmaya devam ediyor.
KKTC’de art arda yaşanan olaylar, artık geri dönüşü olmayan bir noktaya gelindiğini gösteriyor. Kimlikle giriş uygulamasının yeniden düzenlenmesi, turist izni sisteminin sıkılaştırılması ve ülkeye giriş yapan her yabancının etkin şekilde takip edilmesi kaçınılmaz bir ihtiyaç haline gelmiş durumda. Toplumun ortak beklentisi nettir: “Bu ülkeye kim geliyor, kim kalıyor, kim gidiyor bilmediğimiz sürece hiçbir güvenlik politikası yeterli olmayacaktır.”










