KTMMOB Başkanı Abdullah Ekinci: “Bu süreç uzadı, toplumun hassasiyetini anlamadan ilerlenemez”
Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimarlar Birliği (KTMMOB) İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Abdullah Ekinci, Gadara Medya’ya yaptığı özel açıklamada eğitim yapılarında yaşanan gecikmeler, projelerdeki karışıklıklar ve deprem riskine dikkat çekti. Ekinci, özellikle kamu binalarındaki gecikmelerin ve iletişim kopukluğunun ciddi sorun yarattığını vurguladı.
“Islahat projesi ve diğer projeler bir yıldır bekliyor; işler karıştı”
Ekinci, başta Islahat Projesi olmak üzere birçok projenin neredeyse bir yıldır beklediğini söyleyerek şöyle konuştu:
“Bu konu uzadı. Sadece Islahat Projesi değil, diğer tüm projeler de bekliyor. Satman saman karıştı, işler çözülemez hâle geldi. Oysa bu mesele çok kolay çözülebilirdi. Yapılan proje neyse ona göre uygulayacaksınız; görünüşüne, etrafına bakarak karar veremezsiniz.”
Ekinci, eğer bir binanın görüntüsü öncelikse bunun net söylenmesi gerektiğini belirterek:
“Madem görünüş önemli, o zaman binayı yıkıp aynısını yapacaklar. Eğer güçlendirme ile zaman kazanmak isteniyorsa o zaman binanın sağını solunu boşaltacaklar. Çünkü bu hâliyle çocuklara düzgün bir eğitim ortamı sunacak durumda değil.” dedi.
“O bina taş çekiciyle dokunulacak kadar zayıf; bundan sonrası yoktur”
Deprem riskini hatırlatan Ekinci, yapıların mevcut durumunun ciddiyetle ele alınması gerektiğini söyledi:
“Madem o binaya taşın çekiciyle dokunsan bile zarar görecek noktaya geldi, bu binanın bundan sonrası yoktur. Selimiye örneğine bakalım; adamlar yıllardır büyük bir titizlikle çalışıyor. Burada ise taş ocağı kapandı, malzeme bulmak zorlaştı, işler sürekli yokuşa sürülüyor.”
“Deprem kapıda; tarih mi önemli hayat mı?”
Bir Ekinci, özellikle son günlerde yaşanan depremlerin uyarıcı olduğunu söyleyerek:
“İki gündür deprem konuşuyoruz. Bu deprem engel değil, uyarıdır. Ben her zaman söylüyorum; tarihsel değer önemlidir ama deprem söz konusuysa öncelik insan hayatıdır. Bir taş düşecekse düşsün, yeter ki bir çocuğun hayatı tehlikeye girmesin.”
Dünya genelindeki örnekleri hatırlatarak
“Türkiye’de ve dünyanın birçok yerinde barajlar yapılırken binlerce yıllık eserlerin su altında bırakıldığını gördük. Çünkü su gelecek, can güvenliği önceliklidir. Bir ülke yapabiliyorsa bunu, biz neden bir binaya dokunamıyoruz?” diye konuştu.
“Projeler 15 ay önce vizelendi; gecikme kabul edilemez”
Ekinci, projelerdeki bürokratik gecikmelerin büyük bir sorun yarattığını belirtti:
“Bu projeler geçen sene 6’ncı ayda vizelendi. Üzerinden 15 ay geçti. Bu kabul edilebilir bir durum değil. Biz bu süreci başlattığımızda işlerin hızlı ve ibretlik bir şekilde tamamlanması gerektiğini söyledik. Bu kadar uyarıya rağmen süreç tıkandı.”
“Artık bu işi yapabilecek mühendislik kapasitemiz var”
Ekinci, geçmişte bu projeleri yapabilecek çok az mühendis olduğunu, ancak bugün durumun farklı olduğunu söyledi:
“Başladığımız dönemde bu işi yapacak nitelikte 2-3 mühendis vardı. Şimdi 15-16 mühendis var ki bu projeleri rahatlıkla yapabilecek kapasitededir. Bilgi birikimi oluştu, müteahhit sayısı ve tecrübesi arttı.”
Avrupa örneklerini de hatırlatarak:
“Avrupa İnşaat Örgütleri Konseyi’ne gittiğimizde bize dediler ki; 200 okulu 10 yılda bitirdik. Güney Kıbrıs aynı coğrafyada, onlar 8 yılda tamamladı. Biz neden ilerleyemiyoruz?”
“Toplumun hassasiyetini anlamadan ilerlenemez”
Ekinci, özellikle okul projelerinde toplumun tepkisinin dikkate alınması gerektiğini söyledi:
“Şu an her şey toplumun hassasiyetinden ilerliyor. Toplum bir konuda haklıysa bunu dikkate almak zorundayız. Başından beri olayın aslına göre ilerlemesi gerektiğini söyledik. Bu binanın illa yıkılması şart değildi. Ama bu noktaya gelindiyse bunun sebebi sağlıklı iletişim kurulmamış olmasıdır.”
KTMMOB Başkanı Abdullah Ekinci’nin açıklamaları, eğitim binalarındaki gecikmelerin, proje karmaşalarının ve deprem riskinin ciddiyetini bir kez daha ortaya koyuyor. Ekinci’nin mesajı net:
“İnsan hayatı her şeyden önce gelir. Toplumun hassasiyetini anlamadan doğru karar verilemez.”












