Aralık ayı geride kaldı, Ocak ayı geldi ancak KKTC’de narenciye üreticisi hâlâ kaderine terk edilmiş durumda. Yurt dışında narenciye ciddi fiyatlara alıcı bulurken, ülkemizde kesim işçisinden üreticiye kadar tüm sektör belirsizlik içinde yeni yıla girdi.
Türkiye başta olmak üzere birçok ülkede portakal, mandalina ve greyfurt yüksek talep görürken, KKTC’de piyasada hâlâ net bir alım fiyatı oluşmaması tepkilere neden oluyor. Üretici, ürününü dalında bırakıp bırakmayacağına karar veremez hale geldi.
Kesim işçileri de bu belirsizlikten doğrudan etkileniyor. Aylardır sezonu bekleyen emekçiler, plan yapamıyor, iş takvimini oluşturamıyor ve geçim sıkıntısı ile karşı karşıya kalıyor. Narenciye sadece üreticinin değil, binlerce ailenin ekmek kapısı.
Girdi maliyetlerinin her geçen gün arttığı bir dönemde üreticinin sessizliğe mahkûm edilmesi sektörü çöküşe sürüklüyor. Gübre, ilaç, sulama ve işçilik giderleri katlanırken, ürünün kaça satılacağı hâlâ muamma.
Narenciye, KKTC ekonomisinin can damarlarından biri olmasına rağmen, yetkililerin bu süreçte net ve tatmin edici bir yol haritası ortaya koymaması büyük hayal kırıklığı yaratıyor. Üretici artık günü kurtaracak değil, geleceği güvence altına alacak bir politika görmek istiyor.
Yeni yılın ilk ayında hâlâ belirsizlikle boğuşan narenciye sektörü için zaman hızla daralıyor. Eğer acil adımlar atılmazsa sadece bu sezon değil, önümüzdeki yılların üretimi de tehlikeye girecek ve ülke ekonomisi telafisi zor bir yara alacak.










