
Hür-İş Federasyonu ve Kamu- İş Başkanı Ahmet Serdaroğlu, asgari ücret masasının adillikten uzaklaştığını vurgulayarak UBP-DP-YDP Hükümeti’ne ve sermayeyi eleştirdi.
Özel sektör çalışanlarının açlık sınırında yaşamaya mahkûm edildiğini belirten Serdaroğlu, “Bizi dilenci durumuna düşüren bu hükümetin sadakasını istemiyoruz, hakkımız olanı alana kadar mücadeleye devam edeceğiz” dedi.
Hür-İş Federasyonu ve Kamu-İş Başkanı Ahmet Serdaroğlu, Kanal T ekranlarında yayımlanan İnce Ayar programında Damla Dabiş’in sorularını yanıtladı.
Gündeme dair önemli açıklamalarda bulunan Serdaroğlu, asgari ücret tespit sürecindeki usulsüzlüklerden yerli istihdam fonunun amacından saptırılmasına kadar birçok konuda hükümetin ekonomi ve çalışma politikalarını eleştirdi.
”Asgari ücret masası adillikten çıktı, yasa ihlal ediliyor”
Asgari ücret belirleme süreçlerinin kapalı kapılar ardında yürütüldüğünü vurgulayan Serdaroğlu, masada işçinin yalnız bırakıldığını belirtti.
Hükümetin sermayeden yana saf tuttuğunu söyleyen Serdaroğlu, şu ifadeleri kullandı:
”O masa adillikten çıktı bir kere, yasa ihlal ediliyor. Tamamen kişilerin keyfi uygulamalarıyla, hükümetin ve oradaki iş insanlarının kapalı kapılar arkasında konuşup anlaşmalarıyla masaya oturuyorlar. Hükümet temsilcileri siyaset ne derse onu yapıyor; ‘indir elini’ indiriyor, ‘kaldır elini’ kaldırıyor. Biz orada beş kişi tek başımıza kalıyoruz. Özel sektörde sendikalaşmanın önü açılmadığı için işçilerimiz korkutuluyor, eyleme gelemiyor ama herkes bilsin ki sandık yaklaşıyor. Adaletli ve insanca yaşanacak bir ücret yoksa, oy da yoktur!”
”Biz sadaka değil, kök maaşımıza yansıyacak gerçek artışı İstiyoruz”
Çalışma Bakanlığı’nın ocak ayındaki icraatlarını “kandırmaca” olarak nitelendiren Serdaroğlu, fondan yapılan prim desteklerinin işçinin geleceğinden çalmak anlamına geldiğini söyledi. 52.000 TL ile geçinilemeyeceğinin altını çizen Başkan Serdaroğlu, özel sektör emekçilerine de çağrıda bulundu:
”Varsa öyle bir babayiğit, ‘Ben 52.000 TL ile geçinirim’ diyen çıksın açıklasın! Bakan, ocakta mağdur etmediklerini söylüyor. İşçinin fonundaki parayı alıp başka işçiye verdiler, bunu da denetlemediler. Brüt asgari ücret şu an 60.618 TL ama ocaktaki %3.5’lik kayıp verilseydi masaya 62.739 TL ile oturacaktık. Biz alacağımız artışı elden ya da fondan değil, kayıtlı olarak kök maaşımızda görmek istiyoruz. Tüm özel sektör çalışanlarına sesleniyorum: Sizi dilenci durumuna düşüren bu hükümetin seçim öncesi vereceği parayı reddedin! Biz sadaka istemiyoruz, hakkımız olan hayat pahalılığını istiyoruz.”
”Hukukçu bakanı kendi yasasına uymaya davet ediyorum”
Asgari ücretin belirlenmesi için yasal yetkilerini kullanarak çağrı yaptıklarını hatırlatan Ahmet Serdaroğlu, Çalışma Bakanı’nı hukuka uygun davranmaya çağırdı. Sürecin temmuz sonuna kadar yayılmasına tepki gösteren Serdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
”Sayın Bakan bir hukukçudur; en azından bir hukukçu olarak yasalara bağlı kalmaya davet ediyorum. Hür-İş’in masadaki temsiliyetini görmezden gelmesin. Yasa gereği çağrımızdan sonra masanın 15 gün içinde toplanması gerekir ve bu süre 29 Haziran’da doluyor. Bakan beklememeli, masayı hemen toplamalıdır. Artışı temmuz sonuna bırakıp işverenin işçinin parasını yemesine çanak tutmasınlar. Türkiye asgari ücreti bir ay önceden ilan ediyor, siz neden yapmıyorsunuz? Bizim talebimiz, 1 Temmuz’dan geçerli olacak asgari ücretin 15 Temmuz geçmeden ilan edilmesidir.”
”Yerli İstihdam Fonunun DNA’sını bozdular”
Ülkedeki iş gücü dengesinin yerli istihdam aleyhine bozulduğunu ve Çalışma Bakanı’nın bu durumu sadece seyredip “uyarı yapmakla” yetindiğini belirten Serdaroğlu, hükümetin yerli iş gücünü bitirdiğini vurguladı:
”Bakan çıkmış ‘Kayıtlı istihdamda yerli sayısı, yabancı iş gücünün altında kaldı’ diye bizi uyarıyor. Yahu bizi yöneten sizsiniz, çare üretmesi gereken sizsiniz! Bu neden oldu? Çünkü Yerli İstihdam Fonu’nun DNA’sını bozdular. Pandemiyle birlikte bu fonu ihtiyaçlı-ihtiyaçsız bakmadan işverenlere prim desteği diye dağıttılar. Oysa bu parayla projeler üretilmeli, OTEM gibi mesleki eğitim merkezleri kapatılmamalı, gençlerimiz iş gücüne kazandırılmalıydı. Üstüne bir de üçüncü ülke vatandaşlarının %40 daha az ödenmesinin önünü açacak yasa yapıyorlar. Hem yerli istihdam düştü diyorsunuz hem de yabancı iş gücünü ucuzlatıp yerli insanın iş bulmasını zorlaştırıyorsunuz. Eylemlerinizle söylemleriniz birbirini tutmuyor.”
”Bu memleket aşkı bitmez, mücadeleye devam”
Ülkenin yönetimsel bir kaos içinde olduğunu ancak toplumun son seçimlerde vizyonsuzluğa karşı net bir mesaj verdiğini ifade eden Serdaroğlu, geleceğe dair ümidini kaybetmediğini belirterek konuşmasını noktaladı:
”Biz bu ülkeye aşığız, gidecek başka yerimiz de yok. Gençliğimde gitmeyi denedim ama yine döndüm geldim. Ne yaparlarsa yapsınlar bu aşkı bitiremeyecekler. Bu zihniyetler bu ülkeden gidene kadar çocuklarımıza da bu mücadeleyi aşılayacağız. Son seçimlerde gördüm ki halkım hırsızlığı, yolsuzluğu ve ülkesini bu hale sokanları normalleştirmiyor.
Bakan’a son çağrımdır:
Hür-İş’i kenarda tutmaktan vazgeçin. Temmuz ayında değil, Haziran ayında bu masayı toplayacağınızı ilan edin.”











