HÜR-İŞ ve KAMU-İŞ Başkanı Ahmet Serdaroğlu, bir okulda 17 yaşındaki öğrenciye cinsel saldırıda bulunan hademenin dört yıl hapis cezasına çarptırılmasının ardından okullardaki taşeron sistemini eleştirdi. Serdaroğlu, okullarda görev yapacak personelin devlet tarafından doğrudan istihdam edilmesi ve denetlenmesi gerektiğini belirterek, “Çocuklarımızın güvenliği ihale konusu yapılamaz” dedi.
Serdaroğlu yaptığı yazılı açıklamada, yaşanan olayın çocukların okul ortamındaki güvenliğinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti. Çocukların güvenliği üzerinden siyaset yapılmaması gerektiğini vurgulayan Serdaroğlu, KAMU-İŞ’in yıllardır okullardaki taşeron sistemi konusunda uyarılarda bulunduğunu kaydetti.
“Hademelik sıradan bir hizmet alımı değildir”
Okullarda görev yapan hademelerin yalnızca temizlik personeli olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Serdaroğlu, bu kişilerin öğrencilerle gün içerisinde yoğun temas halinde olduğuna dikkat çekti.
“Hademelik sıradan bir hizmet alımı olarak görülemez” diyen Serdaroğlu, çocuklarla aynı ortamda çalışacak kişilerin büyük bir titizlikle seçilmesi gerektiğini söyledi.
KAMU-İŞ olarak yıllardır okullardaki taşeron hizmetlerinden vazgeçilmesini talep ettiklerini ifade eden Serdaroğlu, hademelerin doğrudan devlet tarafından istihdam edilmesi ve denetlenmesi gerektiğini kaydetti.
“Özgeçmişleri ve sicilleri araştırılmalı”
Serdaroğlu, okullarda çalışacak personelin işe alınmasında yalnızca “ihaleyi kazanan şirketin personeli” anlayışıyla hareket edilemeyeceğini belirtti.
Çocuklarla doğrudan temas edecek kişilerin özgeçmişlerinin, adli sicillerinin ve geçmişlerinin devlet tarafından araştırılması gerektiğini ifade eden Serdaroğlu, gerekli güvenlik ve uygunluk kontrollerinin yapılmasının devletin sorumluluğunda olması gerektiğini söyledi.
“Çocuklarımız ticari bir hizmet kalemi değildir”
Hükümetin okullardaki hizmetleri taşeron şirketlere devretmeye devam ettiğini savunan Serdaroğlu, çocukların güvenliğinin ihale süreçlerine bırakılamayacağını belirtti.
Serdaroğlu, “Çocuklarımız ticari bir hizmet kalemi değildir. Okullarımız kâr amacıyla işletilecek işyerleri değildir. Çocuklarımızın güvenliği ihale konusu yapılamaz” ifadelerini kullandı.
Yaşanan olay üzerinden herhangi bir kişi veya kurumu peşinen suçlama amacı taşımadıklarını belirten Serdaroğlu, mevcut sistemin ise mutlaka sorgulanması gerektiğini kaydetti.
“Sistemi yeniden ele alın”
Hükümete çağrıda bulunan Serdaroğlu, okullardaki hademe ve benzeri hizmetlerin taşeron şirketler üzerinden değil, doğrudan devlet eliyle yürütülmesini istedi.
Personel alımlarında geçmiş araştırmasının yapılması, çocuklarla çalışan tüm personel için daha sıkı denetim mekanizmalarının oluşturulması ve okullardaki güvenlik sisteminin yeniden ele alınması gerektiğini belirtti.
“Siyasi ve idari sorumluluktan kaçamazlar”
Sorumluluğun yalnızca taşeron şirketlere yüklenemeyeceğini ifade eden Serdaroğlu, “Sorumluluktan kaçmak ve ‘biz sadece ihaleyi yaptık’ demek kabul edilemez” dedi.
Serdaroğlu, “İhaleyi yapan hükümettir. İhale sürecini yürüten devlet kurumlarıdır. Bu sistemi yıllardır savunan siyasi anlayıştır. Dolayısıyla ortaya çıkan sonuçların siyasi ve idari sorumluluğundan da kaçamazlar” ifadelerini kullandı.
Açıklamasının sonunda Serdaroğlu, “Çocuklarımızın güvenliği taşeronun insafına bırakılamaz. Devlet, çocuklarımızın bulunduğu her okulda sorumluluğu bizzat üstlenmeli; çalışanını kendisi seçmeli, kendisi denetlemeli ve gerektiğinde hesabını kendisi vermelidir” dedi.













