Başbakan Ünal Üstel, ülkedeki güvenlik ve trafik kazalarıyla ilgili tartışmalara açıklanan veriler üzerinden yanıt verdi. Üstel, cürümlerin yüzde 99,13’ünün aydınlatıldığını belirtirken, Polis Teşkilatı’nın yasal kadrosunun 3 binden 4 bin 500’e çıkarılmasının hedeflendiğini açıkladı.
Başbakan Ünal Üstel, son dönemde ülke güvenliği ve trafik kazaları üzerinden yapılan değerlendirmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Muhalefetin “ülke güvensiz” söylemiyle korku siyaseti yürüttüğünü savunan Üstel, 2026’nın ilk yedi ayında cürüm ve kabahat sayısının 2 bin 751’e düştüğünü, meydana gelen cürümlerin yüzde 99,13’ünün ise aydınlatıldığını söyledi.
“Güvenlik algıyla değil, rakamlarla ölçülür” ifadelerini kullanan Üstel, hükümetin sınır güvenliği, göç yönetimi, polis teşkilatının güçlendirilmesi ve trafik güvenliği alanlarındaki çalışmalarını sürdüreceğini belirtti.
ÜSTEL: “Cürüm ve kabahatlerde düşüş var”
Üstel, 2026 yılının ilk yedi ayında toplam 2 bin 751 cürüm ve kabahat kayda geçtiğini açıkladı. Bu sayının 2025’in aynı dönemine göre yüzde 8, 2021’in aynı dönemine göre ise yüzde 30’un üzerinde daha düşük olduğunu belirtti.
Cürümlerin yüzde 99,13’ünün aydınlatıldığını ifade eden Üstel, elde edilen oranın Polis Teşkilatı’nın suçlarla mücadeledeki çalışmalarını ortaya koyduğunu söyledi.
3 bin 831 kişinin ülkeye girişi engellendi
Ülkeye girişlerde yapılan kontroller hakkında da bilgi veren Üstel, 2026 yılı içerisinde gerçekleştirilen risk analizleri sonucunda 3 bin 831 kişinin KKTC’ye girişine izin verilmediğini, bin 180 kişinin ise ülkeden ihraç edildiğini açıkladı.
Türkiye’nin desteğiyle 29 Mayıs 2025’te faaliyete geçen Göç Yönetim Merkezi’ne de değinen Üstel, merkezin açılmasından bu yana gerçekleştirilen mobil denetimlerde kaçak yaşadığı belirlenen 112 kişinin tutuklandığını belirtti. Ayrıca 960 yabancının parmak izi ve biyometrik fotoğrafının sisteme kaydedildiğini aktardı.
Üstel, aynı dönemde 3 bin 900 kişinin ülkeye girişinin engellendiğini ve bin 200 kişinin ülkeden ihraç edildiğini kaydetti.
Polis Teşkilatı'nın kadrosu 4 bin 500’e çıkarılacak
Ülkenin büyümesi, nüfus hareketliliğinin artması ve suç türlerinin değişmesiyle birlikte güvenlik kapasitesinin de güçlendirilmesi gerektiğini belirten Üstel; organize suç, uyuşturucu, bilişim suçları ve insan ticareti gibi tehditlere dikkat çekti.
Bu doğrultuda Polis Teşkilatı’nın halen 3 bin olan yasal kadrosunun 4 bin 500’e yükseltilmesinin planlandığını açıklayan Üstel, bu konuda gerekli çalışmaların başlatıldığını ifade etti.
Üstel, 2022 yılından bu yana 130 sivil hizmet görevlisinin yanı sıra 670 polis memuru ve itfaiyecinin teşkilata dahil edildiğini de belirtti.
“23 can, 23 büyük acıdır”
Trafik kazalarına ilişkin verileri de paylaşan Üstel, 2016 yılında yaklaşık 182 bin olan kayıtlı araç sayısının bugün 498 binin üzerine çıktığını ve son 10 yılda yaklaşık yüzde 173’lük artış yaşandığını söyledi.
Ölümlü trafik kazalarının geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 24, trafik kazalarındaki can kayıplarının ise yüzde 15 azaldığını belirten Üstel, 2023 yılının aynı dönemiyle karşılaştırıldığında ölümlü kazalarda yüzde 32, can kayıplarında ise yüzde 26 oranında düşüş olduğunu ifade etti.
Buna rağmen 2026’nın ilk yedi ayında 19 ölümlü trafik kazasında 23 kişinin yaşamını yitirdiğini kaydeden Üstel, bir Başbakan olarak bu tabloya bakarak “başarılıyız” diyemeyeceğini belirtti. Üstel, 23 kişinin hayatını kaybetmesinin 23 aile için büyük bir acı olduğunu vurguladı.
Temmuzda 96 bin 881 araç denetlendi
Trafik kontrollerinin yoğunlaştırıldığını belirten Üstel, yalnızca temmuz ayında 96 bin 881 aracın denetlendiğini açıkladı. Denetimler sonucunda bin 483 aracın trafikten men edildiğini ve 16 bin 161 trafik raporu hazırlandığını belirten Üstel, trafik güvenliğine yönelik çalışmaların daha da artırılacağını söyledi.
Muhalefete: "Korku siyasetiyle halkı kandıramazsınız”
Üstel, muhalefete yönelik eleştirilerinde ise adli olaylar ile trafik kazalarının siyasi amaçlarla kullanılmaması gerektiğini savundu.
“Bu ülkenin güvenliği üzerinden korku siyaseti yaparak halkımızı kandıramazsınız” diyen Üstel, adli olayların ve trafik kazalarının siyasi fırsata çevrilmesinin ülkeye hizmet anlamına gelmediğini ifade etti.
Ülkenin güvensiz bir yer olarak gösterilmesinin ekonomi, turizm, ülkenin itibarı ve sosyal yaşam açısından olumsuz etkiler yaratabileceğini belirten Üstel, eleştiri ve denetimin doğal olduğunu ancak güvenlik konusunda sorumlu bir yaklaşım sergilenmesi gerektiğini söyledi.
“Onlar konuşacak, biz çalışacağız”
Hükümetin sorunları görmezden gelmediğini ve güvenlik kapasitesini geliştirmeye yönelik çalışmaların devam edeceğini vurgulayan Üstel, açıklamasının sonunda ülkenin güvenli olduğunu belirtti.
Üstel, “Halkımız müsterih olsun. Devletimiz görev başındadır. Hükümetimiz görev başındadır. Polisimiz görev başındadır. Gerçek şudur ki ülkemiz güvendedir. Onlar algı üretmeye devam etsin. Biz güvenlik üretmeye, hizmet üretmeye ve sonuç almaya devam edeceğiz. Onlar konuşacak, biz çalışacağız” ifadelerini kullandı.













