• Kstbü dış
  • Eziç
  • Lahmador
  • Sosyal güvenlik
  • Orange mall
  • Oşan Ltd
HABERLER
Yayınlanma : 26 Mayıs 2026 08:13
Düzenleme : 26 Mayıs 2026 08:14

“GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR”

“GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR”

“HAPİS CEZASI KALKTI, TARTIŞMALAR BİTMEDİ”

Lefon

Ceza Muhakemeleri Usulü (Değişiklik) Yasası kapsamında gazetecilere yönelik hapis cezası öngören düzenleme, Meclis’te yapılan kritik görüşmelerin ardından yeniden şekillendi. UBP’li milletvekilleri ile basın örgütleri arasında gerçekleştirilen temaslarda, kamuoyunda büyük tepki çeken hapis cezasının kaldırılması talebi gündeme geldi.

Yapılan görüşmeler sonucunda yasa tasarısındaki gazetecilere yönelik hapis cezasının kaldırılması konusunda uzlaşı sağlandı. Edinilen bilgilere göre, ilgili düzenlemede hapis cezası çıkarılırken yerine para cezası uygulanması yönünde değişikliğe gidildi. Düzenlemenin son halinin önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor.

Ancak Basın Emekçileri Sendikası (Basın-Sen) ile Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği (KTGB), yapılan değişikliğin yeterli olmadığını savundu. Ortak açıklamada, “Sorun yalnızca hapis cezası değildir. Sorun, gazetecileri ve halkı baskı altında tutmayı amaçlayan zihniyetin kendisidir” ifadelerine yer verildi.

Basın örgütleri, tüm itirazlara rağmen düzenlemenin UBP-DP-YDP hükümetinin oy çokluğuyla Meclis’ten geçirildiğini belirterek, yasa değişikliğinin ifade ve basın özgürlüğüne yönelik tehdit oluşturmaya devam ettiğini vurguladı. Açıklamada, gazetecilik faaliyetinin cezalandırılmaya çalışılmasının halkın haber alma hakkına doğrudan müdahale anlamına geldiği ifade edildi.

“Gazetecilik suç değildir, haber alma hakkı engellenemez” mesajını yineleyen Basın-Sen ve KTGB, yapılan değişikliğin yalnızca kamuoyundaki tepkiyi azaltmaya yönelik “kozmetik bir adım” olduğunu savundu. Açıklamada, geri çekilen hapis tehdidinin yerine gazeteciler üzerinde baskı ve otosansür oluşturabilecek bir yapının bırakıldığı kaydedildi.

Agritech market

Basın örgütleri açıklamalarının sonunda, gazetecileri kamu yararı taşıyan konularda özgür yayıncılık yapmaya devam etmeye çağırırken, demokratik toplum düzeninin ancak özgür ve sorgulayıcı bir basınla mümkün olabileceğini belirtti. “Meclisten geçen bu yasa toplumsal vicdanda meşru değildir. Mücadelemiz sürecektir” ifadeleriyle tepkilerini yineledi.