Kıbrıs Türk Barolar Birliği, Girne açıklarında meydana gelen ve 8 kişinin yaşamını yitirdiği deniz faciasına ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı dileyen Birlik, yürütülen soruşturmanın yalnızca gemi şirketi, kaptan ve mürettebatla sınırlı kalmaması gerektiğini belirtti. Yapılan açıklamada, ilgili kamu kurumlarının izin, denetim ve gözetim görevlerini yerine getirip getirmediğinin bağımsız bir şekilde araştırılması gerektiği vurgulandı.
Cezai soruşturma idari sorumluluğu ortadan kaldırmaz
Deniz kazalarında cezai sorumluluk ile idari ve siyasi sorumluluğun birbirinden farklı nitelikte olduğuna dikkat çekildi. Cezai sürecin devam etmesinin kamu kurumlarının görev ihmallerini araştırma ihtiyacını ortadan kaldırmadığını belirten Barolar Birliği, Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün (IMO) Deniz Kazaları Soruşturma Kodu ve AB’nin 2009/18/EC sayılı Direktifi’ne işaret etti. Soruşturmayı yürüten yapının, idari ve disiplin yetkisine sahip makamlardan organ ve karar alma süreçleri bakımından tamamen bağımsız olması gerektiği hatırlatıldı.
"Geminin sefere çıkmasına kim izin verdi?"
Facianın tüm yönleriyle aydınlatılması gerektiğini savunan Birlik, geminin sefere çıkmasına hangi makamların, hangi denetimler sonucunda izin verdiğinin sorgulanmasını istedi. Teknik ve idari kontrollerin yapılıp yapılmadığının ortaya çıkarılması gerektiği belirtilirken; olası bir ihmali araştırılan kurumların soruşturmayı yönlendirmesinin tarafsızlık ilkesine aykırı düşeceği ifade edildi. Çıkar çatışması riskine değinilerek, şüphe altındaki idari ve siyasi makamların süreç tamamlanana kadar yetkilerini devretmesi veya bu yetkilerden çekilmesi gerektiği kaydedildi.
Barolar Birliği’nin altı maddelik talebi
Kıbrıs Türk Barolar Birliği, sürecin kurumsal güvence altında şeffafça yürütülmesi için şu talepleri sıraladı:
-
Kazaya ilişkin tüm teknik kayıt, izin, denetim dosyası ve yazışmaların derhal muhafaza altına alınması,
-
Soruşturmanın yalnızca şirket ve mürettebatla sınırlı tutulmayıp kamu kurumlarının sorumluluklarını da kapsaması,
-
İdarenin olası kusurlarına dair incelemenin ilgili bakanlık ve kurumlardan bağımsız bir heyetçe yapılması,
-
Sorumluluk kapsamındaki makamların delil toplama ve değerlendirme süreçlerine müdahalesinin engellenmesi,
-
Gerekli görüldüğü takdirde ilgili siyasi veya idari yetkililerin görev yetkilerinin soruşturma süresince geçici olarak devredilmesi,
-
Soruşturma sonunda cezai sorumluluğun yanı sıra idari ve siyasi sorumluluğun da açıkça ortaya konulması.












