Avrupa Komisyonu, Güney Kıbrıs'ın Schengen Bölgesi'ne katılım hazırlıklarına yönelik teknik incelemesini tamamlayarak olumlu raporu resmen kabul etti. Süreçte gözler Eylül ayında toplanacak AB Konseyi'ne çevrilirken; Yeşil Hat'ın statüsü ve Kıbrıslı Türklerin serbest dolaşım hakları üyelik yolundaki en hassas başlıklar olarak öne çıkıyor.
Güney Kıbrıs’ın Schengen Bölgesi’ne dahil olma sürecinde kritik bir aşama geride kaldı. Avrupa Komisyonu, Rum yönetiminin teknik ve operasyonel hazırlık düzeyine ilişkin herhangi bir itirazda bulunmayarak hazırlanan olumlu raporu onayladı. Sürecin bundan sonraki aşamasında, nihai siyasi karar Eylül ayında Avrupa Birliği (AB) Konseyi’nde üye devletler tarafından oy birliğiyle verilecek.
Sözcü Lammert: "Karar Artık AB Konseyi'nin"
Avrupa Komisyonu Sözcüsü Markus Lammert, Kıbrıs Haber Ajansı’na (CNA) yaptığı açıklamada raporun Salı günü resmen kabul edildiğini doğruladı. Lammert, bu raporun Mayıs ayındaki "Schengen'in Durumu" raporu kapsamındaki teknik izleme çalışmalarına dayandığını belirterek şu değerlendirmede bulundu:
"Güney Kıbrıs'ın Schengen Bölgesi'ne tam katılımı, Schengen iş birliğinin temelini oluşturan ortak kuralları, standartları ve sorumlulukları güçlendirecektir. Ancak karar Komisyon tarafından değil, AB Konseyi tarafından verilecektir."
Schengen Bölgesi'ne yeni bir ülkenin katılabilmesi için üye 25 AB ülkesinin oy birliği gerekiyor. Şu anda AB üyesi olup Schengen dışında kalan yalnızca iki ülke bulunuyor: Güney Kıbrıs ve Birleşik Krallık ile Ortak Seyahat Alanı uygulaması olan İrlanda.
Von der Leyen'den Siyasi Destek
Geçtiğimiz günlerde Paris'te Fransa Cumhurbaşkanı ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile görüşen Rum lider Nikos Hristodulidis, Schengen konusunu masaya taşımıştı. Görüşmede teknik kriterlerin tamamlandığı teyit edilirken, Von der Leyen'in Güney Kıbrıs'ın katılımına tam destek verdiği belirtildi. Diplomatik kaynaklar, Von der Leyen’in "Kıbrıs sorunu çözülmeden Schengen üyeliği olamaz" yaklaşımını değiştirmek için AB ülkeleri nezdinde doğrudan girişimlerde bulunduğunu aktarıyor.
En Büyük Bilmece: Yeşil Hat ve Kıbrıslı Türklerin Statüsü
Katılım sürecinde siyasi ve pratik açıdan en büyük risk ve tartışma başlığı olarak Yeşil Hat görülüyor. Schengen kurallarının KKTC ile Güney Kıbrıs arasındaki ara bölgede nasıl uygulanacağı belirsizliğini koruyor:
Yeşil Hat Tüzüğü Sürecek mi? Rum Dışişleri Bakanı Konstantinos Kombos, üyeliğin Yeşil Hat'ı AB'nin dış sınırına dönüştürmeyeceğini ve mevcut tüzüğün süreceğini savunuyor. Kontrollerin Schengen Bilgi Sistemi (SIS) ile daha etkin yapılacağını belirtiyor.
Dijital Giriş-Çıkış Krizi: Bazı diplomatlar, Schengen’in yeni dijital giriş-çıkış sisteminin adadaki 9 geçiş noktasında uygulanmamasının idari sorunlar yaratacağını, bunun da Yeşil Hat'ı fiilen daha katı bir dış sınıra dönüştürebileceğini savunuyor.
Karma Evlilikler ve Serbest Dolaşım: En büyük hukuki belirsizlik ise Kıbrıslı Türklerle evli Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ve bu evliliklerden doğan çocuklar üzerinde yaşanıyor. Örneğin, 15 yıldır Güney Kıbrıs vatandaşlığı bekleyen Kıbrıslı Türk Hasan Paralı’nın, AB pasaportu olmadığı için her Avrupa seyahatinde Schengen vizesi almak zorunda kalması bu mağduriyetlere örnek gösteriliyor.
Kıbrıslı Türk lider Tufan Erhürman da sürecin Kıbrıs Türk tarafını mutlaka dahil etmesi gerektiği konusunda uyarıda bulunarak, özellikle Güney Kıbrıs vatandaşlığı bulunmayan Kıbrıslı Türklerin serbest dolaşım hakkı açısından ciddi sıkıntılar doğabileceğini vurguladı.












