Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, TDT Aile ve Kadın Konseyi I. Yüksek Onur Kurulu Toplantısı’na "kurucu bakan" olarak katıldı.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan verilen bilgiye göre, Ankara’da gerçekleştirilen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) 13. Ankara Zirvesi kapsamında ilk kez düzenlenen toplantı, Türkiye Cumhurbaşkanı’nın eşi Emine Erdoğan’ın konuşması ile başladı.
Emine Erdoğan'ın hitabının ardından diğer cumhurbaşkanı eşlerinin yanında Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın eşi Nilden Bektaş Erhürman da konuşmalarda konuyla ilgili görüşlerini ifade etti.
Lider eşlerinin konuşmaları sonrası Türk dünyasında aile ve kadın alanındaki ortak iradenin somut işbirliği adımlarına dönüştürülmesi amacıyla "Türk Devletleri Teşkilatı Aile ve Kadın Konseyi Kurucu Bakanlar Oturumu" düzenlendi.
“Kurumsal İş Birliği ve Ortak Adımlar” temasıyla gerçekleştirilen toplantıda Hasipoğlu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin aile politikaları, kadın istihdamı, çocukların korunması, gençlerin geleceği ve sosyal devlet anlayışına ilişkin yaklaşımını paylaştı.
-Hasipoğlu: “KKTC’nin artık tanınma zamanı geldi”
Toplantıda yaptığı konuşmada, KKTC’nin uluslararası alandaki konumuna dikkat çeken Hasipoğlu, KKTC’nin kendi kurumları, demokratik yapısı ve halkının iradesiyle varlığını sürdüren bir devlet olduğunu ifade etti.
Hasipoğlu, uluslararası tanınma konusunda karşı karşıya kalınan siyasi ve diplomatik kısıtlamaların, Kıbrıs Türk halkının sosyal, ekonomik ve kültürel yaşamını da etkilediğini belirtti.
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın uluslararası platformlarda yaptığı çağrılara işaret eden Hasipoğlu, KKTC’nin tanınmasının artık zamanının geldiğini ve Kıbrıs’ta iki devletli çözümün tek yaşayabilir çözüm olduğunu vurguladı.
Hasipoğlu, KKTC’nin Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında gözlemci üye olarak yer almasının yalnızca diplomatik bir statü olmadığını, aynı zamanda Türk dünyasıyla tarihi, kültürel ve insani bağları güçlendiren önemli bir iş birliği zemini oluşturduğunu kaydetti.
-“Sosyal politikalar bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekiyor”
Ailenin toplumun temel dayanağı olduğunu belirten Hasipoğlu, günümüzde ekonomik koşulların, demografik değişimlerin, çalışma hayatındaki dönüşümün ve dijital dünyanın getirdiği risklerin aile yapısını doğrudan etkilediğini kaydetti.
Aile politikalarının yalnızca sosyal yardımlarla sınırlı tutulamayacağını ifade eden Hasipoğlu, istihdam, barınma, çocuk bakımı, eğitim fırsatları ve psikososyal desteği birlikte ele alan bütüncül bir sosyal politika anlayışının önemini vurguladı.
Başbakan Ünal Üstel tarafından aileleri, kadınları ve gençleri desteklemeye yönelik açıklanan projelere de değinen Hasipoğlu, gençlerin ülkelerinde yaşam kurmalarını destekleyen konut ve kırsal kesim arsası uygulamalarının, konut finansmanına yönelik destek hedeflerinin, kadın girişimciliğinin ve istihdamının teşvik edilmesinin sosyal politika gündeminin önemli başlıkları olduğunu belirtti.
Hasipoğlu, “Aileyi desteklerken kadının güçlenmesini, çocuğun korunmasını ve gencin bağımsız bir yaşam kurabilmesini birbirinden ayrı düşünemeyiz.” diyerek, sosyal politikaların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.
-“Kadınların güçlenmesi yalnızca ekonomik desteklerle sınırlı değil”
Kadınların ekonomik bağımsızlığının, istihdama katılımının, girişimcilik faaliyetlerinin ve karar alma mekanizmalarındaki temsilinin sürdürülebilir kalkınmanın temel unsurları olduğunu kaydeden Hasipoğlu, kadınların iş ve aile yaşamını birlikte sürdürebilmeleri için erişilebilir kreş hizmetlerinin, esnek çalışma modellerinin ve alternatif bakım sistemlerinin geliştirilmesinin önemine dikkat çekti.
Kadınların güçlenmesinin yalnızca ekonomik desteklerle sınırlı olmadığını belirten Hasipoğlu, kadına yönelik şiddetin önlenmesi, şiddete maruz kalan kadınların güvenliğinin sağlanması ve psikososyal destek hizmetlerinin güçlendirilmesinin sosyal devletin temel sorumlulukları arasında yer aldığını ifade etti.
Bu çerçevede Sosyal Hizmetler Dairesi'nin kadınların ve ailelerin karşılaştığı sosyal sorunların değerlendirilmesi, koruyucu ve önleyici hizmetlerin yürütülmesi ve ilgili kurumlar arasında koordinasyon sağlanması bakımından önemli görev üstlendiğini belirten Hasipoğlu, TDT Aile ve Kadın Konseyi bünyesinde başarılı uygulamaların paylaşılmasını, şiddetle mücadelede ortak eğitim ve iş birliği mekanizmalarının geliştirilmesini desteklediklerini kaydetti.
-“TDT, ortak kültürel değerleri somut sosyal politikalara dönüştürecek”
Toplantının “Makro-Demografik Yönetim ve Bütüncül Aile Politikaları”, “Aile-İş Yaşamı Uyumu Temelinde Kadının Karar Alma ve İstihdam Ekosistemine Katılımı”, “Dijital Ekosistemde Regülasyon ve Siber Sosyal Güvenlik”, “Şiddetle Mücadelede Kurumsal ve Yasal Kapasite Geliştirme” ile “Türk Devletleri Arasında Ortak Sosyal Politika Geliştirme ve İş Birliği Ağlarının Kurumsallaştırılması” başlıklarının önemine işaret eden Hasipoğlu, bu alanlarda geliştirilecek ortak çalışmaların toplumların refahına doğrudan katkı sağlayacağını ifade etti.
KKTC olarak uluslararası alanda karşılaşılan siyasi koşullara rağmen sosyal gelişimi sürdürmeye, aileleri desteklemeye, kadınların fırsatlarını artırmaya, çocukları korumaya ve gençlere gelecek hazırlamaya devam edeceklerini belirten Hasipoğlu, Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında geliştirilecek iş birliklerinin ortak kültürel değerleri somut sosyal politikalara dönüştüreceğine inandığını söyledi.
Hasipoğlu, TDT Aile ve Kadın Konseyi’nin Türk dünyasında sosyal dayanışmayı güçlendiren, kalıcı iş birlikleri oluşturan ve halkların yaşamına doğrudan dokunan projelere öncülük etmesi temennisinde bulunarak, toplantının düzenlenmesinde emeği geçen Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’a teşekkür etti.














