• Kstbü dış
  • Eziç
  • Lahmador
  • Sosyal güvenlik
  • Orange mall
  • Lefkoşa Türk belediyesi
  • Hediyem su
  • Oşan Ltd
HABERLER
Yayınlanma : 26 Ağustos 2026 12:40

Hukukçu Tacan Reynar'dan net mesaj: "Kimlik suç değildir, ayrımcılığın karşısında olacağım"

Hukukçu Tacan Reynar'dan net mesaj: "Kimlik suç değildir, ayrımcılığın karşısında olacağım"

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) MYK Üyesi ve Hukuk ile Mevzuat Geliştirme Sekreteri, ayrımcılık, yabancı düşmanlığı ve etnik kimlik üzerinden yapılan genellemelere karşı dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Yargıda görev yaptığı dönemden avukatlık pratiğine kadar hiçbir zaman insanların doğduğu yere, konuştuğu dile, inancına, yaşam biçimine veya siyasi görüşüne göre değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan TDP’li hukukçu, “Suç bireyseldir. Kimlik suç değildir” mesajı verdi.

Lefon

Hukukun temel ölçütünün kişinin kimliği değil, eylemleri ve dosyadaki somut olgular olduğunu belirten TDP MYK Üyesi, “Bir suç işlendiğinde kişinin kimliğine değil, dosyaya bakılır. Emareler tetkik edilir, tanıkların şahadetleri değerlendirilir, olgular hukuka göre tartılır ve karar vicdani kanaatle verilir” ifadelerini kullandı.

“İNSANLARI TOPLUCA ŞÜPHELİ İLAN EDEN ANLAYIŞA İTİRAZ EDİYORUM”

Toplumda insanların etnik kimlikleri, dilleri, dinleri, yaşam biçimleri, yönelimleri veya siyasi görüşleri üzerinden kategorize edilmesinin ciddi bir tehlike yarattığını kaydeden TDP’li hukukçu, bazı grupların daha baştan “şüpheli” veya “suçlu” ilan edilmesine karşı çıktığını belirtti.

Mesleki yaşamında farklı kimliklerden, siyasi görüşlerden ve toplumsal kesimlerden insanların dosyalarını gördüğünü ve savunduğunu ifade eden TDP MYK Üyesi, etnik kimliği nedeniyle siyasi saldırıya uğrayan Kürtlerden, hakkında “FETÖ” iddiası ileri sürülerek yargılama yapılmadan kamuoyu önünde suçlanan polis, öğretmen ve emekçilere kadar pek çok örnekle karşılaştığını söyledi.

Bir örgütün üyesi olduğu iddiasıyla sınır dışı edilen farklı milletlerden insanların yanı sıra, herhangi bir suç tespit edilmemesine rağmen etnik kimliği nedeniyle yıllarca güvenlik soruşturmalarına tabi tutulan ve uzun yıllar ülkede yaşadığı halde vatandaşlık alamayan kişilerin dosyalarını da gördüğünü belirten TDP’li hukukçu, “İnsanların bir kimlik, bir etiket veya siyasi slogan üzerinden ne kadar kolay kategorize edilebildiğine defalarca tanık oldum” dedi.

“NÜFUSU DA VATANDAŞLIK POLİTİKALARINI DA TARTIŞACAĞIZ, AMA HEDEF İNSANLAR OLAMAZ”

Kıbrıs Türk toplumunun yaşadığı siyasi, ekonomik, ticari ve kültürel sorunların açık biçimde tartışılması gerektiğini vurgulayan TDP MYK Üyesi, nüfus artışından kontrolsüz nüfus politikalarına, vatandaşlık uygulamalarından kamu hizmetleri üzerindeki baskıya kadar tüm sorunların konuşulması gerektiğini belirtti.

Ancak yanlış devlet politikalarının faturasının insanların kimliklerine çıkarılamayacağını kaydeden TDP’li hukukçu, şöyle devam etti:

“Bir hükümetin nüfus politikası yanlışsa eleştirilecek olan o politikadır. Vatandaşlık politikası keyfiyse sorgulanacak olan o sistemi kuranlardır. Denetimsizlik varsa sorumlusu denetim görevini yerine getirmeyen devlettir. İnsanları doğdukları yere göre ayırıp belli bir kökenden gelenleri topluca suçla ilişkilendirmek ise başka bir şeydir.”

“BUNUN ADI AYRIMCILIKTIR”

Kimlik üzerinden yapılan toplu suçlamalara açık bir tanımlama getiren TDP MYK Üyesi, “Bunun adı ayrımcılıktır. Bunun adı yabancı düşmanlığıdır. Etnik köken üzerinden yapılıyorsa bunun adı ırkçılıktır” ifadelerini kullandı.

Kıbrıs’ın kendine özgü siyasi koşullarının elbette dikkate alınması gerektiğini belirten TDP’li hukukçu, buna karşın siyasi koşulların ayrımcılık ve ırkçılık için meşruiyet zemini oluşturamayacağını kaydetti.

“TOPLUMU KİMLİKLERİ AYIRARAK DEĞİL, HUKUKU GÜÇLENDİREREK KORURUZ”

İnsan hakları, eşit yurttaşlık ve çoğulculuğun modern toplumların temel ölçütleri haline geldiğini vurgulayan TDP MYK Üyesi, Kıbrıs Türk toplumunun da bu değerlerin dışında kalamayacağını ifade etti.

Toplumu korumanın yolunun değişime karşı direnmekten değil, hukuk devletini güçlendirmekten geçtiğini belirten TDP’li hukukçu, nüfus ve vatandaşlık politikalarının kurala bağlanması, kamusal düzenin güçlendirilmesi ve hukuk kurallarının ayrım yapılmaksızın herkese eşit uygulanması gerektiğini söyledi.

“BENİM DİLİM ENTERNASYONAL SOSYAL DEMOKRAT BİR DİLDİR”

Kıbrıs solunda yıllar içinde oluşan bazı kavramsal kalıplara da değinen TDP MYK Üyesi, kendi yaklaşımının bu kalıplara birebir uymamasının belirleyici olmadığını söyledi.

“Benim kullandığım dil enternasyonal sosyal demokrat bir dildir” diyen TDP’li hukukçu, bu anlayışın yabancı düşmanlığına, emeğin sömürülmesine, insanların etnik kökenine, dinine, diline, yaşam biçimine veya düşüncesine göre ayrılmasına karşı olduğunu ve her şeyden önce hukukun üstünlüğünü savunduğunu kaydetti.

“SUÇ İŞLEYEN VARSA SUÇLU ODUR”

TDP MYK Üyesi açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Suç işleyen varsa suçlu odur. Yanlış politika varsa sorumlusu o politikayı yapanlardır. Ama hiçbir insan yalnızca kimliği nedeniyle suçlu değildir. İnsanları gruplar halinde suçlu ilan etmek kolaydır. Zor olan, herkese aynı hukuk ölçüsünü uygulamaktır. Ben kolay olanın değil, hukuk devletinin tarafındayım.”

Agritech market

Kimliklerin suçun delili haline getirilmesinin yalnızca hedef alınan kişilerin haklarını değil, bütün toplumun hukuk ve özgürlük düzenini tehdit edeceğini vurgulayan TDP’li hukukçu, “Kimlikleri suçun delili haline getirmeye başladığımız gün, sadece başkalarının hakkını değil; hukuku, adaleti ve sonunda hepimizin özgürlüğünü kaybetmeye başlarız” dedi.