• Kstbü dış
  • Eziç
  • Lahmador
  • Sosyal güvenlik
  • Orange mall
  • Lefkoşa Türk belediyesi
  • Hediyem su
  • Akgünler
  • Akgünler
  • Oşan Ltd
GÜNCEL
Yayınlanma : 08 Ekim 2026 17:26

Meclis Genel Kurulu’nda Kıb-Tek ve kırsal kesim arsaları tartışıldı

Meclis Genel Kurulu’nda Kıb-Tek ve kırsal kesim arsaları tartışıldı

Üstel: “Hiçbir köyde hiçbir genci ayırmadık”

Lefon

İncirli: “Seçim yasaklarına beş kala birçok tartışmalı karar çıkarttınız”

Yaz tatili ardından ilk olağan oturumunu gerçekleştiren Meclis Genel Kurulu’nda Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu’nda (Kıb-Tek) yaşananlar ve kırsal kesim arsalarının dağıtımı konuları tartışıldı.

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, seçim yasaklarına beş kala birçok tartışmalı karara imza atıldığını kaydederken, Başbakan Ünal Üstel, beş yılda özellikle gençler için atılan adımlara dikkat çekti; kırsal kesim arsalarının parti ayrımı yapılmaksızın her hak sahibi gence verildiğini vurguladı.

Genel Kurulda, CTP Genel Başkanı İncirli 62. madde tahtında söz aldı.

İncirli, burada yaptığı konuşmada, seçim yasaklarının başladığı saate kadar hükümetin eylemleri sayesinde devlet dairelerinde ve insanlarda bir huzursuzluk yaşandığını, büyük tartışmalar yaratıldığını söyleyerek, “Bu yaptıklarınız beş yıldır yaptıklarınızın yanına eklendi.” dedi.

- “Madem bu kararlar gerekliydi, neden seçime bu kadar az zaman kala aldınız?”

Sadece iki günde Bakanlar Kurulunda 150 kararın alındığına dikkat çeken İncirli, bu kararlar ihtiyaç ise ve halk bu kararları bekliyorsa, neden seçime bu kadar az zaman kala alındığını sorguladı. İncirli bakanlık çalışanlarının, halkla birlikte perişan olduğunu savundu; süreci “insanlık dışı” olarak nitelendirdi.

İncirli, bu eylemlerin adaletsizlik de yarattığını ifade etti. Sürecin partili belediye başkanları ve muhtarlar aracılığıyla yürütüldüğünün herkes tarafından bilindiğini dile getiren İncirli, göreve geldiklerinde yapılanların şeffaflıkla ve adaletli bir şekilde yapılıp yapılmadığını inceleyeceklerini kaydetti. İncirli, bunun insanların devletlerine güven duyması için gerekli olduğunu belirtti.

“Seçime beş kala bunları yaptığınız için insanlar sizi affetmeyecek. Hakkı olanın bile canını ezerek bu işleri yaptınız.” diyen İncirli, hesap verilmesi gereken konuların çok olduğunu ifade etti. İncirli, yapılanlarda kamu maliyesinin de “zerre kadar” düşünülmediğini kaydetti.

“İnsanların haklarını alabilmeleri için herhangi bir siyasi parti ile bağlantılı kurmalarını gerektiren düzeni biz değiştireceğiz.” diye konuşan İncirli, devletin görevi yurttaşları arasında ayrımcılık yapmak değil, yurttaşları arasında adalet yaratmak olduğunu belirtti.

- İncirli: “Yeni düzende kimse kamu kaynaklarını keyfi şekilde kullanamayacak”

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu’nda (Kıb-Tek) yaşananlara da dikkat çeken İncirli, ilk olarak iş kazasında yaralanan Kıb-Tek çalışanına geçmiş olsun dileklerini iletti. İncirli, bu tür kazalarının önlenebilir nitelikte olduğunu söyledi; risklerin azaltılması için alınabilecek tedbirleri sıraladı. Kıb-Tek yönetiminin politikalarına eleştirilerde bulunan İncirli, çalışanlarının iş sağlığı ve halkın enerji ihtiyacının karşı konular değil, birbirine bağlantılı konular olduğunu vurguladı; yönetimin bunu göremediğini savundu.

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu Çalışanları Sendikası’nın grevinin Bakanlar Kurulu kararıyla ertelenmesine dikkat çeken İncirli, çalışanlarının can güvenliğinin sağlandığının açıklanmasının ardından böyle bir erteleme kararı alınabileceğini kaydetti. İncirli, daha önce mevcut hükümet döneminde yaşanan ve ses getiren bazı olayları anımsattı.

Sağlık Bakanlığının geçen haftalarda münhalleri iptal etmek zorunda kaldığını anımsatan İncirli, ülkede bu gibi süreçleri liyakatla ve fırsat eşitliğiyle yürüten Kamu Hizmetleri Komisyonu olduğunu kaydetti.

“Yeni dönemde görevden uzak oldukları sürede” hükümetin nerede yanlış yaptığını düşünmesi ve ders alması gerektiğini söyleyen İncirli, “Devletin kaynaklarının halkın olduğunun bir an bile unutulmaması gerekir. “dedi. İncirli, kendilerinin görevinin ise usulsüzlükleri ortadan kaldırmak ve kamu kaynaklarının bir daha kimse tarafından keyfi bir şekilde kullanamayacağı bir yönetim anlayışını tesis etmek olduğunu vurguladı.

- Oğuz: “Partizanlık ya da ayrımcılık yapmıyoruz. Kamu kaynağı halkındır, halka veriyoruz”

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz da İncirli’nin ardından söz alarak, hükümetin bazı konularda eksikliklerinin bulunabileceğini ancak kırsal kesim arsalarının dağıtımında “partizanlık yapıldığı” yönündeki eleştirileri kabul etmediğini söyledi.

Kırsal kesim arsalarını örnek gösteren Oğuz, “İnönü’ye bakın gençleri köy saldı. Bu irade sayesinde kök saldı. Eğer oturup kalsaydık, o temeller atılmayacaktı. Kamu kaynağındır halkındır. Halka veriyoruz.” dedi. Oğuz, Başbakan Ünal Üstel’in “Hiçbir insana, hiçbir gence ayrımcılık yapılmayacak.” sözünü hatırlattı.

Oğuz, muhtarlar arasından bir ayrım yapılmadığını, vatandaşı için yardım isteyen tüm belediye başkanlarına da kapılarının açık olduğunu kaydetti.  

Yurtdışında yaşayan kişilere kırsal kesim arsası dağıtıldığı yönündeki iddialara Oğuz, yurtdışında yaşayan kardeşine bile böyle bir imkan tanınmadığını belirtti.

Ardahan’da yaşanan rezerv sorunlarıyla ilgili bilgi veren Oğuz, gençlerin talepleri üzerine alternatif yaratmak adına Aygün’ü gösterdiklerini kaydetti, bunun tercihe bağlı olduğunu belirtti. Oğuz, rezerv olmayan bölgelerde de sosyal konut projeleri yaptıklarını vurguladı.

- Oğuz, soruları yanıtladı… “Kura çeken herkesin arsası hazır”

Yerinden söz alan Bağımsız Milletvekili Ayşegül Baybars, CTP Milletvekili Erkut Şahali,  CTP Milletvekili Sami Özuslu birtakım sorular yöneltti. Sorulara yanıt veren Oğuz, kırsal kesim arsalarında hak sahibi olup da arsa almayan kimse bulunmadığını ifade etti.

Son günlerde yaşanan yoğunluğun hazırlık sürecinden kaynaklandığını belirten Oğuz, “Bu kadar fazla hak eden kişiye verilmesinden neden rahatsızsınız?” diye sordu. Oğuz, “Kura çeken herkesin arsası hazırdır.” dedi.

- Taçoy: “Çalışanımızın iş sağlığı ve güvenliği için gereken tüm tedbirleri almaya mecburuz”

Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy da Kıb-Tek’te yaşanan iş kazası ve ardından El-Sen tarafından başlatılan grev hakkında konuştu.

Taçoy, yaptığı araştırmalarda son 10 yıldır Kıb-Tek’te iş sağlığı ve güvenliğine yönelik yatırım yapılmadığı bilgisini aldığını belirtti. Taçoy, 2019-2020 yıllarında görevde bulunduğu dönemde bu konuda çalışma başlattığını ancak pandemi nedeniyle sonuçlandıramadığını ifade etti.   

İş sağlığı ve güvenliği noktasında tüm iş yerlerinde daha fazla tedbir alınmasının gerekliliği üzerine konuşan Taçoy, benzer olayların bir daha yaşanmaması için özellikle kıyafet eksiğinin giderilmesi adına çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Bakan Taçoy, “Çalışanımızın iş sağlığı ve güvenliği için gereken tüm tedbirleri almaya mecburuz. Bu tedbirleri alıyoruz, almaya devam ediyoruz ve eksiklikleri tamamlıyoruz.” dedi.

Yerinden söz alan CTP Milletvekili Filiz Besim, geçen yıl Teknecik’e yaptıkları ziyareti ve ardından hükümete yönelttikleri uyarıları hatırlattı. Besim, “Sadece benim burada üç tane iş sağlığı ve güvenliği üzerine konuşmam var.” dedi, kendisine çok kez “tedbir alınacağını” söylendiğini ancak yerine getirilmediğini kaydetti.

Besim’in konuşmasına yanıt veren Bakan Taçoy, her aşamada çalışanların farklı görev ve sorumlulukları olduğunu belirterek, “Mecliste oturan bir siyasetçi orada görev yapan görevlinim ne giydiğini bilemez.” dedi; sorumluluğun yönetim, sendika ve partiler dahil her bacakta olduğunu vurguladı.

- “Çalışma Dairesi raporları için Elektrik Mühendisleri Odası’ndan destek talep edildi”

Yerinden söz alan CTP Milletvekili Doğuş Derya da, kırsal kesim arsalarıyla ilişkin Ulusal Birlik Partisi çalışanlarının yaptıkları paylaşımlara dikkat çekti; “Devletin kaynaklarını UBP örgütü üzerinden dağıtıyorsunuz. Bunun normal olduğunu düşünüyor musunuz?” diye sordu.

CTP Milletvekili Asım Akansoy ise Kıb-Tek Yönetim Kurulu Başkanı’nın kazaya ilişkin kamuoyuna yansıyan açıklamalarına işaret ederek, olayla ilgili soruşturma açılması ve sonucunun kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini söyledi.   

Yerinden söz alan CTP Milletvekili Sami Özuslu ise, El-Sen tarafından yürütülen eylemlilik süreci içerisinde seçim yasaklarına dakikalar kala terfi ve istihdam yapıldığını söyleyerek, yönetimin Kıb-Tek çalışanlarını anlayamadığını savundu.

Taçoy, El-Sen’le yaptığı görüşmede Kıb-Tek yönetiminden talep edilen konuların ele alındığını, Çalışma Dairesi raporları konusunda Elektrik Mühendisleri Odası’ndan da destek istendiğini belirterek, “Eksikliklerimiz var mıdır? Muhakkak vardır. Bu ihtiyaçların giderilmesi için yönetim adım atmıştır.” dedi.

- Üstel: “Hedefimiz gençlerin köylerinde kalmalarını sağlamak”

Başbakan Ünal Üstel de söz alarak, Ana Muhalefet Başkanı İncirli’nin yönetimde oldukları beş yıl boyunca yaşanan bazı spesifik olayları hatırlattığını kaydederek, “Ama unuttukları bir şey var. 2022 yılından bugüne kadar bu ülkeye 30 seneye yapılmayan projeleri gerçekleştirdik. Her türlü olayın üzerine gittik. Polis teşkilatımıza sonsuz güven duyarak, araştırmaları için her türlü olanağı sağladık.” dedi.

Üstel, 60 proje ve 369 yasanın bu hükümet döneminde gerçekleştirildiğini söyledi.

Kırsal kesim arsalarında “hukuksuzluk ve adaletsizlik” yapıldığı yönündeki ifadelere tepki gösteren Üstel, gençler arasında bir ayrım yapılmadığını vurguladı.

Gençlere verdikleri öneme dikkat çeken Üstel, daha önce istikrarlı hükümetlerin olmamasından dolayı mevcut altyapı eksikliklerinin giderildiğini ve yasal düzenlemelerin yapıldığını kaydetti.

Ülkede 30 yıldır yapılmayan sosyal konut projelerini de başlattıklarını belirten Üstel, bu sürecin zaman aldığını söyledi; İçişleri Bakanlığı teknik ekipleri ve bürokratlarıyla yoğun çalışmalar yürüttüklerini ifade etti.

Üstel, hedeflerinin, gençlerin köylerinde kalmalarını sağlamak olduğunun altını çizdi.

- “15 bin konut gençlerimizin olacak”

Gençlerin özel sektörden düşük maliyetli konut alabilmeleri amacıyla düşük faizli TL kredileri sağlandığını da belirten Üstel, “15 bin konut gençlerimizin olacak.” dedi.

Başbakan Üstel, adalete inandıklarını vurgulayarak, partiden bağımsız tüm gençlerin ülkenin gençleri olduğunu belirtti. Üstel, bunun yanında, 2027 yılını “Gençlik Yılı” ilan ettiklerini anımsattı.

Başbakan Üstel, 30 Ağustos’ta yaşanan deniz kazasına da değinerek, kayıp kişilere ulaşılması için Türkiye Cumhuriyeti Milli Savunma Bakanlığı ile yürütülen çalışmalara ilişkin bilgi verdi. Üstel, Derinsu gemisinin de arama çalışmalarına katılmasıyla batık yerinden iki mil uzaklıkta naaşların tespit edilebildiğini ve son iki kişinin bulunması için çalışmaların sürdüğünü söyledi. 

-İncirli: “Alınan kararlar hukuka uygun olabilir ancak şeffaflık ve adalet açısından sorunlu olabilir”

İncirli, son olarak yeniden söz alarak, Kıb-Tek’te en son iş sağlığı ve güvenliği çalışmalarının 2013-2016 yılında yapıldığını ve ilgili birimin oluşturulduğunu kaydetti. İncirli, 15 aylık koalisyonun sürece eklenmesine tepki göstererek, “Yaptıklarımız ortadadır.” dedi.

Gençlerin kendi köylerinde kalabilmelerinin haklı bir ihtiyaç ve meşru bir hak olduğunu belirten İncirli, kırsal kesim arsalarına karşı olmadıklarını, eleştirilerinin hakların “insan onuruna yaraşır” ve adil biçimde verilmesine ilişkin olduğunu ifade etti. İncirli, “Alınan kararlar hukuka uygun olabilir. Ama bu kararlar şeffaflık ve adalet açısından sorunlu olabilir.” dedi.

Seçim yasaklarına kısa süre kala, sınavsız istihdam ve kritersiz kamu arazilerinin kiralanmasınin doğru olmadığını belirten İncirli, siyasetin muhalefetin sorularını yanıtlayabilecek bir olgunlukta olması gerektiğini söyledi.

Agritech market

Gemi faciasından duydukları üzüntüyü dile getiren İncirli, gemi faciasında kayıp kişilerin naaşlarına ulaşılması için verilen destek nedeniyle Türkiye Cumhuriyeti’ne teşekkür ederek, naaşların bulunmasının ailelerin yas süreci açısından önemli olduğunu söyledi. İncirli, bu gibi olayları önleyecek bir yönetimi ortaya koyacaklarını vurguladı.