Halkın Partisi (HP) Sözcüsü ve Çalışma Yaşamı Komitesi Başkanı Aral Moral, yükseköğretim mevzuatındaki eksiklikleri gidererek akademisyenlerimizin özlük haklarını yasal güvenceye kavuşturmak için çalışacaklarını belirtti.
Moral’ın konu hakkındaki açıklaması gönderildiği şekliyle aşağıdadır.
“Halkın Partisi Sözcüsü ve Çalışma Yaşamı Komitesi Başkanı Aral Moral, yükseköğretim mevzuatındaki eksiklikleri gidererek akademisyenlerin özlük haklarını yasal güvenceye kavuşturmak için çalışacaklarını belirtti.
Moral açıklamasında, ‘kamu üniversitelerindeki eşdeğer kadrolarla ücret eşitliği, gerçek maaş üzerinden sosyal sigorta ve ihtiyat sandığı yatırımları, haftada bir gün ücretli akademik izin ve iş güvencesi öncelikli hedeflerimiz arasında olacaktır’ dedi.
Aral Moral’ın açıklamasının tamamı şu şekildedir:
‘Yükseköğretimde adalet, akademik emeğe hakkını vermekle başlar. Bu ülkede hemen her fırsatta yükseköğretimin ekonomimizin lokomotif sektörlerinden biri olduğu söylenir. Üniversitelerimizin sayısıyla, öğrenci potansiyeliyle ve ekonomiye sağladığı katkıyla övünülür.
Peki, bu sektörü ayakta tutan akademisyenlerimizin haklarını, kazançlarını ve geleceklerini ne kadar konuşuyoruz? Yetişmeleri yıllar süren, ülkemizin en kıymetli beşerî sermayelerinden biri olan akademisyenlerimizin emeği, hak ettiği karşılığı bulmalıdır. Bugün kamu üniversiteleri ile özel üniversitelerde görev yapan akademisyenlerin maaşları ve özlük hakları arasındaki ciddi farklılıklar, yükseköğretimde adaletin de konuşulması gerektiğini ortaya koymaktadır. Halkın Partisi olarak iktidarımızda, yükseköğretim mevzuatındaki eksiklikleri gidererek akademisyenlerimizin özlük haklarını yasal güvenceye kavuşturmak için çalışacağız.
Bu kapsamda kamu üniversitelerindeki eşdeğer kadrolarla ücret eşitliği, gerçek maaş üzerinden sosyal sigorta ve ihtiyat sandığı yatırımları, haftada bir gün ücretli akademik izin ve iş güvencesi öncelikli hedeflerimiz arasında olacaktır. Çünkü adalet yalnızca mahkeme salonlarında aranan bir kavram değildir. Bir akademisyenin maaşında, sosyal haklarında, yükselme ve terfisinde, çalışma koşullarında ve geleceğe duyduğu güvende de kendini göstermelidir. Adaletin olmadığı yerde aidiyet, aidiyetin olmadığı yerde tutunma, insanların tutunamadığı yerde ise gelişme olmaz. Bir ülkenin geleceğine yatırım yapmak, o geleceği yetiştiren insanların emeğine sahip çıkmakla başlar.’”














